Greenpeace’den Mersin’de Nükleer Karşıtı Eylem

Greenpeace, Nükleer Santrallere karşı Mersin’de eylemdeydi. Mersin’in en yüksek binalarından Metropol Tower’a tırmanan Greenpeace eylemcileri binanın üzerine, birinde “Nükleer Pahalıya Patlar” yazılı, diğerinde ise “Nükleer’e Hayır” simgesi taşıyan 2  adet pankart astılar.

Tüm dünya Nükleer Enerji’yi gerek işletimi esnasında ve sonrasında gizlenen maliyetleri, gerekse içerdiği korkunç riskler dolayısıyla terkederken, özellikle yenilenebilir enerji kaynakları konusunda büyük bir zenginliğe sahip Türkiye’nin, birtakım ikili ilişkiler ve uzun vadede oluşturacağı zararlar hesaplanmadan, sadece kısa vadeli getirileri gözönünde bulundurularak bu teknolojiye yatırım yapmaya israr etmesi durumunda gerek Greenpeace, gerek NKP ve gerekse tüm ülkede faaliyet gösteren yerel halk inisiyatiflerinin de eylemlerini arttırarak devam etmesi bekleniyor.

Eylemin ardından yayınlanan açıklamanın tam metni ise şöyle:

6 Greenpeace eylemcisi, Mersin’de Türkiye’nin en yüksek binalarından birine çıktı. Peki neden? “Nükleer pahalıya patlar” demek için.

Greenpeace eylemcilerinin tüm risklere karşın böyle cesur bir eylem yapmaları, daha fazla insan nükleer gerçeğinin farkına varsın ve nükleere karşı harekete geçsin diye. Yani hepimizin geleceği için.

Mersin Akkuyu’da kurulması planlanan nükleer santralle Türkiye ilk kez nükleer enerji üretimine geçmeyi planlıyor. Ancak bu proje, eksikler ve yanlışlarla dolu. Tüm bu eksik ve yanlışlar, nükleere ihtiyacımız olduğu gerekçesiyle görmezden gelinebilir mi? Üstelik gerçekten nükleere ihtiyacımız yokken?

Akkuyu Nükleer Enerji Santrali, projenin tamamını Rusya Hükümeti’nin gerçekleştirileceği bir proje. Enerji bağımsızlığı bu şekilde kazanılamaz. Kurulum, yapım aşaması ve söküm maliyetleri de hesaba katıldığında, nükleer pahalı bir enerji. Küçük bir örnek vermek gerekirse, nükleerin yıllık işletme maliyeti KW/saat başına 123 Dolarken, aynı kıstaslara göre güneş enerjisinin maliyeti 30 Dolar.

Üstüne üstlük, bir kaza olursa, bu kazanın çevreye ve canlı yaşamına vereceği geri dönülemez zararların ekonomik ve sosyal sorumluluğunu kimin alacağı ise belirsiz. Nükleer sorumluluk, Türkiye yasalarında düzenlenmediği gibi bu konularda yapılan uluslararası sözleşmeler ise yetersiz, eksik ve Türkiye’de uygulama alanı olmayan düzenlemeler. Kısacası nükleer bir kaza olursa, bedeli önce Mersin bölgesi, sonra tüm Türkiye için ağır olacak.

Greenpeace eylemcileri nükleere karşı neden 177 metrelik binaya çıktı? Çünkü nükleer bu topraklara zarar verecek.

Nükleer cebimize, bütçemize pahalıya patlar.

Nükleer doğaya, çevreye pahalıya patlar.

Bunların hiçbirini göz önünde bulundurmayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Akkuyu Nükleer Santrali’nin yapılması için gerekli izinleri vermiş durumda. Projenin önemli aşamalarından biri olan Çevre Etki Değerlendirmesi Raporu (ÇED) ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylandı.

Ancak halen geç değil. Greenpeace olarak ÇED raporuna karşı hukuki mücadele veriyoruz.

Türkiye’de nükleer kumarının oynanmasına izin vermeyeceğiz. Ne Akkuyu’ya ne de başka bir yere Nükleer Santral yaptırmayacağız.”

– VU/ İnadına Haber / 24 Mart 2015 Salı –

Print Friendly, PDF & Email
2015-03-24T19:23:18+00:00 24 Mart 2015|