Gücünü silahından alan devlet şimdi de Baran Tursun Vakfı’nı kapatmaya çalışıyor

İçişleri Bakanlığı adına Emniyet Genel Müdürlüğü, teşkilat ve çalışanlarını kamuoyu önünde hedef gösterdikleri gerekçesiyle vakfın kesin olarak kapatılması için Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne talep yazısı gönderdi.

Silahı olan devleti de, adaleti de yönetir

TursunBaran Tursun 8 yıl önce İzmir’in Bayraklı ilçesi Özkanlar semtinde polisin dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle başının arkasından vurularak öldürüldü. Balistik incelemede Baran’ın yaşamna malolan kurşunun polis memuru Oral Emre Atar’ın silahından ateşlendiği ortaya çıktı ancak 1.5 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılan AtarKarşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce sadece 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Tursun ailesinin yaşadığı bu şok daha etkisini sürdürürken Baran’ın katiline hakaret ettiği gerekçesi ile annesi Berrin Tursun’a 5 ay 20 gün hapis cezası verildi. Baran’ın katili polis memuru Oral Emre Atar’ın 1734 TL’lik avukatlık ücretinin de aile tarafından ödenmesine karar verildi. Aile bu cezayı ödemeyi reddedince aile hakkında haciz işlemi başlatıldı ve gayrımenkulleri üzerine icra kararı ile satış işlemi başlatıldı. Ailenin bu tutumuna rağmen Gezi İsyanı sonrasında kurulan Karşıyaka Halk Forumu üyelerinin girişimi sonucunda toplanan paralar ile bu borç ödendi ve icrai süreç durduruldu.

2007’den 2015’e “Makul Şüphe”yle işlenen “Yasal Mermi” cinayeti 183

Oğlu Baran’ın polis tarafından katledilmesinin ardından babası Mehmet Tursun benzer şekilde çocuk ve yakınlarını polis cinayetlerinde kaybeden aileler için mücadele amacıyla “Baran Tursun Uluslararası, Dünya Ölçeğinde Silahsızlanma, Yaşam Hakkı, Özgürlük, Demokrasi, Barış ve Dayanışma Vakfı”nı (BARANSAV) kurdu.
Vakıf, çalışmaları kapsamında 2007’den bu yana polis cinayetlerinde yakınlarını kaybedenler adına çalışmalar yürüttü. 2015 yılı başında açıkladıkları raporda devletin ‘Yasal Mermileri’ sonucu 183 masum sivilin hayatını kaybettiği belirtilirken, internet sitelerinde geçen yazılardan dolayı Emniyet Genel Müdürlüğü daha önceden de vakfın suç işlediği gerekçesiyle şikayette bulunmuş ancak savcılık takipsizlik kararı vermişti.

TBMM ziyareti İçişleri Bakanlığı’nı korkuttu

20150217_BaranTursunVakfi&GeziSehitleri@TBMM_0117 Şubat 2015 tarihinde Baran Tursun Vakfı, Gezi Şehitleri de dahil olmak üzere polis tarafından yakınları katledilen tüm aileler ile birlikte meclis’e bir ziyaret gerçekleştirdi. Burada muhalefet milletvekilleri ile görüşmeler gerçekleştirdikten sonra bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Ardından CHP grup toplantısında sunulan “Failin Polis Olduğu Ölüm Olayları Raporu” Genel Başkan Kılıçdaroğlu tarafından değerlendirildi.
Tam da bu ziyaretin ertesinde 18 Şubat günü İçişleri Bakanlığı adına Emniyet Genel Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne olmayan deliller ışığında, kabul edilmeyen ve takipsizlik kararı verilen davalar gerçekte olmuş gibi gösterilerek vakıf hakkında kapatma talebi yazısı gönderildi.

Gerekçenin Türkçesi: ‘Katile Katil Demek’

Kapatma isteminde Emniyet teşkilatı ve çalışanlarını, kamuoyu önünde hedef göstermek ile suç isnat ettiği gerekçesine yer verilirken talep yazısında, “Adı geçen vakıf her ne kadar insani yardım amaçlı kurulduğu, belirtilmekte ise de www. baransav.com isimli internet sitesinde, hukuka, ahlaka, milli birliğe ve milli menfatlere uygun olmayan yayınlarda bulunmakta ve yargı kararlarına rağmen bu yayınların ısrar edilmektedir” denildi.
Ancak yazının içeriği incelendiğinde temel olarak, Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında vakıf raporunu anlatması ve bunların da ulusal gazetelerde yeralmasının asıl gerekçe gösterildiği, bunun tam tercümesinin de, polisin işlediği cinayetlerin kamuoyunda ve halk nezdinde afişe edilmesinin İçişleri Bakanlığı tarafından rahatsız edici bulunduğu ve makul şüpheyle sıkılan yasal mermilerle gerçekleştirdikleri faaliyetlerinin mümkün olduğunca gizli kalmasını tercih etmeleri olduğu dikkati çekiyor.

Mehmet Tursun: “Derdimiz Can Alan Polislerle…”

Vakfı kapatma girişimi üzerine Mehmet Tursun yaptığı açıklamada “Vakfı kapatıp hem mücadelemizi bitirmek, hem de vakıf mallarına el koymak istiyorlar. Bunu başaramayacaklar. Bizi rahat bıraksınlar. Acımızı yaşayıp kural tanımayan polislere karşı mücadele edeceğiz” derken amaçlarının tüm polislere karşı bir mücadele sürdürmek değil sadece yetkisini kötüye kullanan ve bu doğrultuda masum sivillerin canını alanlar ile olduğunu, mücadelelerinin sadece bu yönde olduğunu, bu kapsamda yakınlarını kaybeden aileler ile dayanışmalarını sürdürürken polis aileleri ile de sürekli iletişim içerisinde olduklarını sözlerine ekledi.
Ayrıca daha önce savcılık yoluyla yapılan ancak takipsizlik verilen suçlamalarla başaramadıklarını şimdi baskılar ile gerçekleştirilmeye çalışıldığını hatırlatırken “Biz asla siyaset yapmıyoruz. Toplumun her kesimine açığız” dedi ve vakfın kapatılması için verilen bu yasadışı emri büyük bir toplumsal dayanışma ile işlevsiz kılacaklarını vurguladı.

– VU/ İnadına Haber / 9 Mart 2015 –

Tursun2

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:16:16+00:00 9 Mart 2015|