İşte Size ‘İç’i Fesatların ‘Güvenliği’ Yasası

Dündü… 1 sene 269 gün önce bir polisin silahından çıkan fişekle, hedef gözetilerek ölümüne vurulan 14 yaşında bir çocuğun aramızdan ayrıldığı günün yıldönümü.

Adı Berkin’di, Berkin Elvan. O tek değildi ama. Öncesinde, sonrasında devlet tarafından katledilen yüzlerce çocuktan sadece biriydi. Devletçe katledilen, kaybedilen binlerce masum vatandaştan birisiydi.

img_550033d53ebbdCenazesinde sadece İstanbul’da yüzbinler yürüdü, tüm Türkiye’de milyonlar sokağa çıktı. Devletin günahı devletin yüzüne vuruldu. Devlet çok iyi biliyordu suçunu ama bunu yanında gizlemesini de, katilini korumasını da, karşısında mağdur olanı suçlu göstermeyi de…

Devlet, Türkiye’de varlığını artık kanıksadığımız, bildiğimiz devlet idi, yüzü yoktu. Hiç de olmamıştı. Çünkü devlet, bu topraklar da hamasetin simgesi, kendince, bu topraklarda yaşayan insanların efendisi, kendilerine paye çıkartanların rütbe, makam edinebilmek amacıyla ‘uğruna’ pis kurşunlar savurmayı, yine kendilerince ‘yasal’laştırdıkları bir kara bulut, halkın üzerinde, sürekli halkın güneşini kesen bir gölge idi.

Ama neredeyse 2 senedir bu halk gördü o kara bulutların ardını, yüzü olmayanın, maskeler ardında saklananın neye benzediğini, asalaklarca çevrelendikçe çirkinleşen o köhnemiş yapılanmanın kirli hesaplarını.

11 Mart 2015 Konur Sk. via Evrensel

11 Mart 2015 Konur Sk. via Evrensel

Devlet korktu, o kadar çok gizleyeceği pislik ve fesat vardı ki ellerinde. Devlete hükmedenlerin sadece halktan çaldıklarıyla edindikleri servetlerin, kararttıkları, yokettikleri geleceklerin, yarattıkları yolsuzluklar saltanatının kiri değildi ellerindeki, binlerce masumun kanı vardı hala ve hiç kurumuyordu, sürekli yenilerine bulandığından…

Bu fotoğraflar da dün çekildi. Arşivin tozlu raflarından araştırılarak çıkmadı ortaya, biz çektik, sokaktaki halk çekti. Üstelik sadece dün de gerçekleşmiyordu bu yaşananlar ama, her ne sebeptendir bilinmez, görünmezlerdi, görmezden geliniyorlardı, o olanlar hep ‘kötü’ veya ‘kaka’ olanların başına gelirdi bazılarınca. Ama sadece dün polisin Ankara’da estirdiği terör, herkesi vurdu. Esnaf dövüldü, dükkanları dağıtıldı, apartmanlarından insanlar, sokakta yürüyen vatandaşlar alındı.

11 Mart 2015 Okmeydanı via @ozgurgundm

11 Mart 2015 Okmeydanı via @ozgurgundm

Lise öğrencileri de öfkeliydi, protesto etmek istediler yaşıtları Berkin’in katilinin, o devlet tarafından korunmasını. Halk öfkeliydi, ‘Kafanıza estikçe daha kaç can alacaksınız?’ diyordu sokakta.

Tam da bu sırada çıkan bir ‘İç Güvenlik Yasası’ hikayesi, sanki bir hediye paketi gibi sunulmaya çalışıldı. Birçoğu anlamadı bile, hatta anlamaya da çalışmadı. Çünkü sanıyordu ki kendisine dokunmaz.

İşte orada bir ‘dur’ demek gerekiyor artık sanırız… Sadece dün yaşananlar bile, görmeyen gözlerin görmesini sağlamış olmalı diye düşünür aklı başında her insan. ‘Bana dokunmaz’ bir tarafa, dokunulmayan bile kalmamıştı. Üstelik o hediye paketi daha meclisten geçmeden.

Hal böyle olunca yine o aklı başında her insan, ‘daha yasa geçmeden böyle olursa…’ diye düşünmeye başlar herhalde.
Tam da bu noktada önemli bir soru daha geliyor akla, ‘nedir bu ‘devlet’in Halk’la alıp veremediği?’

Bunun cevabı da yine bir soruda gizli; “Bir düşünün, neler neler var bu ‘devlet’in Halk’ın huzurunda hesabını veremeyeceği?”

Yeterince açık mı?

– VU/ İnadına Haber / 12 Mart 2015 Perşembe –

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:16:16+00:00 12 Mart 2015|