“Çağlayan’da İnfazı Gördüm”

Çağlayan’da Berkin Elvan dosyasına bakan savcının rehin alınması üzerine düzenlenen operasyonda katledilen 2 eylemci ile ilgili olarak,  Genel Yayın Yönetmeni Erdal Emre, yazdığı köşe yazısında operasyonla ilgili bazı noktaların gözden kaçırılmamasını istedi ve bazı sorular sordu.

Olayı Çağlayan’da takip eden Emre, 49 vatandaşımızı  kaçıran IŞİD ile aylarca pazarlık yapan ve bununla da övünen AKP hükümetinin Çağlayan’da kısa sürede operasyon yapmış olmasını ve savcıyı feda etme pahasına infaz yolunu seçmesini, seçimlerden önce güç gösterisi olarak yorumladı.

“Seçim öncesi milliyetçi tabana güç gösterisi yapmak, iç güvenlik paketini meşrulaştırmak ve paketi pürüzsüz şekilde uygulamaya koymak üzere hakim ve savcıları denetim altına alan AKP,   yargının savunma kanadını da iyice kıskaca almak ve adliyede tam kontrolü sağlamak için  ikna değil infaz yolunu seçti.” ifadelerini kullanan Emre, olayla ilgili sorular sordu.

Emre’nin olayla ilgili anlatımları ve yönelttiği 6 soru şöyle:

Çağlayan Adliyesi önündeki yüzlerce gazeteci,  hep birlikte önce büyük bir patlama  sesi duyduk. Patlama sesinden sonra 5-6 dakika sessizlik oldu. Ardından da bir el silah sesi geldi. Yine sessizlik oldu ve üst  üste silah sesleri dakikalarca sürüp gitti.

Bu durumda yanıtlanması gereken sorular şöyle:

  1. Sonradan ortaya çıkan bilgilere göre büyük patlama polisin  sis ya da gaz bombası. Patlama öncesi silah sesi gelmediğine göre nasıl oluyor da  ilk ateşi eylemciler açıyor.
  2. Operasyon başlamadan kısa bir süre önce örgütün sosyal medya hesaplarından şu açıklama yapıldı: “Anlaşma sağlandı, biraz sonra Berkin’i vuran polisler açıklama yapacak” Böyle bir açıklamadan birkaç dakika sonra neden durup dururken savcıyı vursunlar.
  3. Eylemciler, arkadaşımız Ahmet Şık’ın sorularını yanıtlarken talepleri yerine getirilirse savcıyı vurma niyetinde olmadıklarını ve pazarlığın devam ettiğini söylediler.  Ne devlet ne de örgüt tarafından pazarlığın bittiği açıklaması gelmediğine göre neden aniden savcı vurulsun?
  4. Örgüt önce 4 talep öne sürdü ve 15:35’e kadar süre verdi. Sonra talepleri 1’e indirdi ve verdiği süre saatlerce aşılmasına  rağmen ateş etmemişken neden birden bire ateş etsin.
  5. Böyle eylemlerde örgütler propaganda amaçlı olarak mümkün olduğu kadar süreyi uzatırlar. (devlet de bu nedenle yayın yasağı getirdi)  Operasyon yapılmadan örgüt bu süreyi kullanmak yerine neden ateş etsin?
  6. Savcının odasındaki telefon açıktı ve sesler kaydediliyordu. Örgüt tarafından yayınlanan ses kaydı da resmi açıklamayı yalanlıyor. Bu durumda operasyon emrini kim verdi? (Örgütün böyle eylemlerde ses kaydı yapma gibi bir geleneği var. Örnek: Sabahat Karataş’ın da vurulduğu operasyon)

Olay yerindeki basın mensuplarının İstanbul Emniyet Müdürü’ne bu soruları yöneltmek istediklerini yazan Emre, Emniyet Müdürü’nün soru almadığını ifade etti.

Yazının tamamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

02-04-2015

Fotoğraf: Yön Haber

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:16:08+00:00 2 Nisan 2015|