Soma’nın Faili Neoliberal Kafa

Soma katliamının faili, insani gelişmeyi sadece GSMH artışı olarak gören, tek ve temel sorunu nasıl daha fazla kâr elde edilebileceği olan neoliberal zihniyet ve bu zihniyetin ülkemizdeki temsilcisi olan devlettir.

Ülkemizde salgın hastalık çıktığını varsayalım. Hastalık sebebiyle insanlar hastanelere gidecek, ilaç alacak, hastaneler ve ilaç firmaları kâr elde edecek. Kâr milli geliri, o da GSMH’yı artıracaktır. Yani salgın hastalık ekonominizin daha büyük olmasını sağlar. Hele hastalıktan çok kişi ölürse tadından yenmez, çünkü kişi başına milli gelir ne kadar çok kişi ölürse o kadar artacaktır. Sonra ekonomistler rakamlara bakarak ne kadar “geliştiğimizi” bize anlatacaklardır.

ekonomi-300x225

Kâr bir malın satış fiyatı ile maliyeti arasındaki farktır. Daha çok kâr elde etmek için ya daha fazla fiyat koymak (o zaman da satamazsın) ya da maliyeti aşağı çekmek gerekir. Yani işçiye az para vermek, güvencesiz, uzun mesailerle ve iş oldukça (kullan-at, şimdilerde esnek çalışma deniyor ona) çalıştırmak, işyerinde olduğu sürece daha hızlı, daha fazla üretmesini sağlamak, dandik malzeme kullanmak kârı, oradan milli geliri, oradan GSMH’yı artıracaktır. (One minute! Kârı Ücretten çaldıydık, ücret azaldı, milli gelir ve oradan GSMH azaldı, ne oldu şimdi?)

Vitrinlere bakarken “Bu kazak nasıl bu kadar ucuz?” dediğiniz oluyor mu? Ucuz aldığınız her malın bedelini birileri zamanıyla, sağlığıyla ve bazen canıyla öder. Neoliberal kafada bunun adına verimlilik derler. Soma madeni de bu verimlilikle çalışmaktadır. Önem verilen tek şey, saraylarına, AVM’lerine taktıkları ampullere gidecek elektriği üretmekte kullanılacak daha fazla, hep daha fazla kömürü can pahasına çıkarttırmaktır. Soma A.Ş. patronu Alp Gürkan iki yıl önce Hürriyet’e bakın neler demiş:

alpgurkan_1552“TKİ rödovans karşılığı işleri özel sektöre devretme kararı aldı. O döneme kadar çoğunlukla zarar eden TKİ bu karar sonrasında kara geçti.” …..“ TKİ, Soma’da kömürü kendisi çıkarırken tonunu 130-140 dolara mal ediyordu. Biz ihaleye girip, tonunu TKİ’ye yüzde 15’lik rödovans payı dahil 23.80 dolara çıkarma taahhüdü verdik.”…..“Gerek biz, gerekse diğer özel şirketler kâr etmesek bu işe girmezdik.”…. “Bizim mühendis ve işçilerimiz uzaydan gelmedi. Sadece işi iyi planlamak, özel sektörün çalışma tarzı devreye girdi o kadar.”

Özel sektörün çalışma tarzı devreye girmiş…

Madende emniyetçinin elindeki gaz sensörleri öter.
“Abi alet ötüyor.”
“Sana ne lan, benden iyi mi bilecen, çalışmaya devam et.”

İşçi taşımakta kullanılan bantlar kömür taşımaya ayrılır. Facia bir ay öncesinden geliyorum der. Ocaktaki sensörler ölçer, bilgisayarlar kaydeder, ama önceden haberli-davetli (“Abi, bizim raporun zamanı gelmiş, bi uğrasan”) denetimlerde, denetçi bu verileri kontrol etmez, hatta veri uydurmaya bile çalışmaz, defterde önceki yazılan veriyi aynen öbür sütuna kaydeder.

Bu kaza değil, fıtrat değil, düpedüz cinayettir.

Soma işini 301-302 ile kapatırız diye konuşan, Soma katliamında üç gün terli gömleğini değiştirmeden çalıştığı söylenen zavallıcık Taner Yıldız’ın Enerji Bakanlığı döneminde en az (tespit edebildiğimiz) 797 madenci öldürüldü. Neoliberal kafa kalifiye insan kaynağından 797 adet zayiat verdi. Biz geri kafalılar onlara İK demiyoruz, ana, baba, bacı, kardeş, oğlum, kızım falan diyoruz.

sendika.org

Foto: sendika.org

Taner Beeeyyy  yargılanmıyor, Soma A.Ş. patronu Alp Beeeyyy  yargılan(a)mıyor, uzantılarının yargılandığı mahkeme salonuna güvenlik gerekçesiyle uzantılar getirilemiyor. Adalet isteyen sokaktaki insanın önüne bin polis (Akhisar’dan bahsediyoruz, İstanbul falan değil), tomalar ve üç aşamalı polis barikatları dikiliyor. Şaşırabilsek, nasıl şaşırabildiğimize şaşardık.

Ahanda ekonomi bu, düzen böyle, devlet de bildiğin gibi…

Geçen yaz, katliamdan sonra üç ay geçip hiçbir şey olmadığında Soma13 eylemlerini başlatmıştık ve ilk eylemde taleplerimizi sıralamıştık. Onlar biri hariç (ILO sözleşmesinin imzalanması, bakalım uygularlarsa…) halen geçerli, dillendirmeye devam o zaman:

1) Tüm sektörlerde işçi sağlığı/güvenliği için işçiler, sendika ve meslek örgütlerinden oluşan bağımsız denetim mekanizmaları kurulsun.

2) İşçi cinayetlerinden sorumlu olan Çalışma Bakanı, Enerji Bakanı ve ilgili kamu görevlileri derhal istifa etsin, görevden alınsın.

3) Şirket ve kurumların en üst düzey yöneticileri dahil, işçi cinayetlerinden sorumlu olan tüm yetkilileri derhal yargılansın.

4) İç cinayetlerinde yaşamını yitiren emekçilerin ailelerinde maddi ve manevi tazminatları en üst düzeyde ve derhal ödensin.

5) Çocuk işçiliği tamamen durdurulsun.soma13

6) Taşeronluk acilen ve tamamen kaldırılsın.

7) Kuralsız ve esnek çalışma gibi tüm neoliberal çalışma düzenlemeleri kaldırılsın.

8) Sendikal örgütlenmenin önündeki yasal ve fiili tüm engeller kaldırılsın.

9) Başta madenler, özelleştirilen tüm kamu işletmeleri, herhangi bir bedel ödenmeden ve emekçilerin denetiminde kamulaştırılsın.

10) İşçi cinayeti işleyen tüm şirketlerin ticari defterleri açılsın ve işçilerin sırtından elde ettikleri tüm kârlar emekçilere iade edilsin.

 

Ulaş Akyol / İnadına Haber

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:16:04+00:00 13 Nisan 2015|