Cemaat-AKP ‘Cami-Cemevi’ Dedi, Paralel İddiası Yıktırıyor. Tuzluçayır’lılar: “Biz hiç istemedik ki…”

Fethullah Gülen ve İzzettin Doğan’ın girişimiyle, Tuzluçayır halkının karşı çıkmasına rağmen başlatılan ve inşaatı sonlanmak üzere olan Cami-Cemevi projesi, ‘cemaat sermayesi’ iddiasıyla yıkılıyor.

Yıkım kararı verilen ve temel atma töreninde TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Çalışma Bakanı Faruk Çelik ve Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan’ın birlikte temel attığı Ankara Tuzluçayır’daki Cami-Cemevi inşaatının yıkım gerekçesi olarak ise “paralel sermaye” iddiaları gösteriliyor.

20150510_Tuzlucayir-CamiCemeviInsaati(Yikim)_02AKP iktidarı ile Gülen Cemaati arasında yaşanan kavga, temelini Meclis Başkanı Cemil Çiçek ile Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in attığı, Cami-Cemevi projesine sıçradı. Sözcü gazetesi muhabiri Ali Ekber Ertürk’ün belirttiğine göre, törenle başlayan ve finansmanı bazı işadamları tarafından sağlanan kompleks, ‘Paralel sermaye” iddiaları üzerine yıkıma dönüştü. Mamak Belediyesi, “Mimari projeye uygun değil” diyerek iskân vermedi ve yıkım başladı. Cami-cemevi inşaatı Tuzluçayır sakinleri tarafından inşaatın başladığı 8 Eylül 2013’ten itibaren günlerce protesto edilmiş, çevik kuvvet eylemcilere sert bir şekilde müdahale etmişti.

CHP Mamak Seçim Koordinatörü Ali Ağbulut, “O zamanlar Cemaat’le sarmaş dolaş olan iktidar, halkın tepkisine rağmen bu projeyi yaptı. Şimdi ise, cemaat ile kavga çıkınca binayı yıkmaya başladılar” dedi.

Mamak Belediyesi: “Proje’de kule var ama minare yapmışlar. Biz de yıkıyoruz”

20150510_Tuzlucayir-CamiCemeviInsaati(Yikim)_01Mamak Belediye Başkan Yardımcısı Erdoğan Karadağ ise Cami-Cemevi üzerindeki yıkım iddialarını doğruladı ve “Orayı yapanlar, iskan almak için bize başvurdular. Biz de baktık ki, mimariye aykırı yapılmış ve iskanı vermedik. Mimari projede minare yoktu. Minarenin yerine ‘kule’ olması gerekiyor. O yüzden minare de yıkılmaya başlandı. Binayı projeye uygun hale getirirlerse biz de yeniden değerlendireceğiz. Ayrıca binanın olduğu yer de hazine arazisi. Orası artık bir kültür merkezine mi dönüşür, yoksa hazine araziyi bize mi tahsis eder, bilemiyoruz. Ama mevcut cami-cemevi olarak kalması zor görünüyor” dedi.

3 bin 264 metrekare alan üzerine inşa edilen komplekste, cami ve cemevi binalarının yan yana olması planlanırken kompleks dahilinde içinde dede odası, imam odası, 350 kişilik konferans salonu, aşevi, gasilhane ve morg, okuma salonu ve sohbet alanları bulunuyordu.

Projeyi ilk duyuranlardan biri olan Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan, Haziran 2013’te Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen ile temas kurduğunu belirterek, aralarında bir aşevi bulunacak şekilde yan yana cami ve cemevi projesini hayata geçireceklerini açıklamıştı. Doğan, yan yana cami ve cemevi projesinin önce İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirileceğini belirtmişti.

‘İnşaat Bekçisi’ Çevikler

Projeye başından beri karşı olan Tuzluçayır halkı temel atma töreninden bu yana sürekli polis saldırılarına maruz kalmıştı. Ankara emniyeti çoğu gece mahallede adeta sıkıyönetim havası estirirken, rastgele gözaltılar ve darpların ardı arkası kesilmiyordu. Mahallelilerin artık espri konusu olan ve 7 gün 24 saat görev aşkıyla inşaat başında nöbet tutan çevik kuvvet polisleri ile TOMA’lar’a ise artık ‘inşaat bekçisi’ ve ‘iş makinesi’ gözüyle bakılıyordu.

Yıkım kararının ardından görüşleri sorulan mahallelinin ilk tepkisi ise “Biz ilk baştan karşı çıktık ‘buraya böyle dayatma olmaz’ diye, mahalleli sokaktan eve girmedi sesini duyurabilmek için. Ama hükümet dinlemek yerine üstümüze polislerini saldı. Şimdi de kendi iç hesaplaşmalarında araları bozuldu diye yıkmaya karar vermişler. E biz hiç istemedik ki…” şeklinde oldu.

Kaynak: Ali Ekber Aktürk

– VU/ İnadına Haber / 13 Mayıs 2015 Çarşamba –

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:15:58+00:00 12 Mayıs 2015|