IŞİD’in zulmü devam ediyor…

Suruç sınırından bir arkadaşımız anlatıyor…

‘’Geçen günkü saldırıda bizim köyü de basmışlar, Berxbatan köyü. Bir sürü akrabamızı kesmişler, gidemiyoruz. Bu tarafta bekliyoruz. Elimizden hiçbir şey gelmiyor. Üzülemiyor bile insan ölüm bu kadar çok olunca…’’

Bu ülkede adlar duvarlarda yaşıyor… Fakat ölüm bu kadar çok olunca duvarlara adını yazamıyorlar, ölümsüzdür diye. Adlarını bile bilmiyoruz. Duvarlara adının yazılması için bile daha az sayıda insanın öldürülmesi gerekiyor bu ülkede.

Kepçeyle gömdüler diyor arkadaşımız…

‘’Bazıları kefensiz, bazıları normal bezle. Kefen bile alınamadı. Basında 30, 40, 50 diyorlardı, şimdi 150 diyorlar, gerçekte ise bunun 4 misli. Keşke sınırda olsaydın da görseydin gerçekleri, gelen onlarca cenazeyi. Basın çok yalancı çok… Dün köyümüzde 29 tanesi defnedildi, Kobanê merkezde 140 sanırım. Bir de defnedilemeyenler var, cenazesi Türkiye’de olanlar, enkaz altında kalanlar. Ölen YPGliler, esirler… Adamlar çocuk kandırır gibi 152 diyor. Esirleri büyük olasılıkla infaz edecekler diyor. Bunca acıyı hangi küreklerle hangi topraklara gömeceğiz merak ediyorum. Kalbime sığmıyor. Gözlerime sığmıyor. Topraklara da sığmayacak! Sığmayacak! Bütün ölülerimizi, bütün acılarımızı kusacak bu toprak suratlarına. Duvarlarına, şehirlerine… Üstlerine üstlerine kusacagiz. Şu an cenaze taşıyacak araç için çağri yapıyorlar diyor. Arayanlar söylüyor öbür taraftan. Burada sadece cenaze var.’’

Ne yapabiliriz diye soruyoruz, yapabileceğimiz bir şey var mı? Maalesef diyor, bu taraftan araç geçirilmiyor.

TC doğusunda, kalbimizin sol yanını gömüyorlar. Gömecekler de… Araç bulabilirlerse…

Print Friendly, PDF & Email
2015-06-27T22:03:35+00:00 27 Haziran 2015|