Neden Önemli? Neden Geç Değil?

Eskiden güven vardı. Belki inandığımızdan, belki kandığımızdan, belki de önemsemediğimizden…

Sandık, seçim, oy hep önemliydi halkın çoğunluğu için. Kıraathane köşelerinde, mahallede apartman önlerinde veya kekli börekli apartman günlerinde memleket kurtarma adetinin tek eylemli hareketiydi sonuçta. Biri soruyordu “nasıl olsun önümüzdeki 4-5 yıl?” diye sonuçta, başka neyi sorardı ki bu devlet halkına? Değerlendirmek lazımdı elbette.

Gelgelelim ya gözümüz açıldı, ya hükümetler aymazlaştı, ya da devlet yüzsüzleşti, iyice arsızlaştı, “gitmem de gitmem”ciler istila edince koltukları makamları, belki de 40-50 yıldır süregelen o muhteşem “Sandık Oyunları” da ayyuka çıktı.
Ne? Birileri oyları mı çalıyordu? Yok canım yapmazdı o devlet, o koruyucu, kollayıcı kudret… Hele ki gelip geçen hükümetlere asla izin vermezdi, dokundurtmazdı…

Gel gör ki bir iktidar yeterince oturursa o makam koltuklarına, bütünleşiyordu oturulan yerleri oturdukları yerlerle ve ayrılmak istemiyordu, hem de ne pahasına olursa olsun… Ölümü bile göze alırdı gücü tutabilmek için elinde. Kendisininkini değil elbette… O yüzden kirli ajanlarını saldı milletin üzerine kan dökmek, döktürmek üzere.

E bu kadar gözü kararan iktidarın sandıklardan oy ve halkın iradesini çalması da abes karşılanmaz herhalde. Hırsız neden çalar? Katil neden öldürür? Sorsan da ulvi bir cevabı yoktur. Bu da öyle.

Peki ne yapmalı? Kesin olan birşey varsa; şimdiye dek ne yaptıysak onu yapmamalı işte, oturmamalı artık, susmamalı, TV karşısında boynu bükük, çekirdek çitleyerek seyretmemeli o ‘bir oy’un da yitip gidişini.
Evet, kullandığın 1 oy rahatlatır bir günlüğüne, “oy kullandım, görevimi yerine getirdim” dersin dönersin köşene, ama hani? O oy orada değil ki, çalmışlar. Ahmet’in, Kemal’in ve Perihan’ın oyları gelmiş senin hür iradenin tepesine, ee? Ne yapmalı?

Oy kullanmak için evinden çıktığın günün sabahında değiştirebileceklerinin farkında mısın peki?

Geçen seçimlerde birçok insan vardı, kendince oyuna sahip çıktığın söyleyenı, Nasıl? Sadece sandığa gidip oyunu kullanan ve iradesini bir köşede unutup dönenlerin oylarının başına gelenleri yukarıda söyledik, geçelim artık onları.

“Oy kullanma süresi sonunda bir daha gittim ve tutanakların fotoğraflarını çektim” diyenler… Güzel, ne oldu onlara? Gönderdin mi bir yere? Islak imza yoksa YSK’nın gülüp geçeceğinin farkındasın değil mi? Sen çektin onlar değiştirdi, sen paylaşmadın, sandığına, tutanağına sahip çıkamadın onlar yenilerini yaptı ve sen uyudun, onlar uyumadı.

Geçtiğimiz yerel seçimlerde Ankara’nın 12.334 sandığının 6.240 tanesi böyle hileli tutanaklarla değiştirildi ve başımızın belası hala başımızda, neden mi? E işte bu yüzden, daha ne demeli?

Tamam karamsarlığa gerek yok, önümüzde bol zaman var hala (evet 1 gün bile bol zamandır, aklını ve emeğini doğru kullanana)
Eminiz bir çoğunuzun yüreği çaresizce çırpıyor “bişey yapmalı” diye. Sandık boykotçuları dahi, demokrasinin sandıktan çıkmayacağını bile bile o ‘bişey‘ için gönüllü oluyorlar, çabalıyorlar vargüçleriyle.

İşte ‘o şey’ sandığa sahip çıkmak, sandık gönüllüsü, müşahidi olmak, sizler gibi oyunu kullanıp namusunu sandığa emanet edenlerin namusunu da, hangi partiye gönül vermiş olursa olsun, kendi namusu belleyip koruyup kollamak, sandık tutanaklarını toplamak, oylar ve tutanaklar mühürlü çuvallarda oy toplama merkezlerine varıncaya dek savunmak, takip etmek, belgelemek, tüm bilgi ve belgeleri tek merkezde toplayıp irade hırsızlarının oyunlarına pabuç bırakmadan tüm kirli hesapları boşa çıkartmak. Herkesin üzerine düşen görevler var elbette ve bu da sizinki belki de.

Ve işte ancak o zaman huzurla ve boynu dik bir biçimde evine gidebilir insan, 8 Haziran ne getirirse getirsin sana gurur verir; hem kendinin, hem de sana emanet edenlerin onurunu korumuşsundur çünkü. Birçoğumuz gibi 2 yıldır baskıcı egemenliğini reddettiğimiz, boyunduruğu altına girmeyeceğimizi her yerde bağırdığımız kirli iktidara karşı dik durabilmişizdir artık.

2 yıl önce sokaklarda kurduğumuz ve o günden beri gelişen kollektif bilinç ve gücün bir parçası olmak için çağırıyoruz herkesi; gelin sandık gönüllüsü olun, elele verelim ve karanlığa mahkum edilen sandıklardan aydınlık bir gelecek çıkartmak için birlikte çaba gösterelim.

8 Haziran’ı gerçek bir başlangıç kılabilmek için…

– VU/İnadına Haber / 2 Haziran 2015 Salı –

Ankaranın Oyları Eğitim Programı ve Gönüllü Olmak için;


2 Haziran Salı – 19:30
Mamak Tuzluçayır Feyzullah Çınar Parkı

3 Haziran Çarşamba – 18:30 Azerbaycan Cd. (3.Cd.) No:56 (Laklak Cafe) Bahçelievler

4 Haziran Perşembe – 18:30 Yılmaz Güney Sahnesi Maltepe AVM Karşısı

6 Haziran Cumartesi – 3 Seans 13:00-15:00-17:00 Çağdaş Sanatlar Mrk. Kennedy Cd. No:4 Kavaklıdere

http://www.ankaraninoylari.com

https://www.facebook.com/ankaraninoylari

20150607_AnkaraninOylariSecimGuvenligiEgitimTakvimi_01

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:15:52+00:00 2 Haziran 2015|