Provokasyon Geliyorum Dedi, Halk Oyuna Gelmedi

Dün Diyarbakır’daki HDP Mitingi’ne gerçekleştirilen kirli saldırıda 4 vatandaşımız hayatını kaybederken, bir kısmı da ağır olmak üzere 300’den fazla kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Üstelik yaralıların arasında birçok çocuk bulunurken hayatını kaybedenlerden Ramazan Yıldız sadece 16 yaşındaydı.

Hükümetin Ağzıyla İlk Başta Patlamakla Suçlanan, Ancak Dışında Gerçekleşen Patlama Sonucu Hasar Aldığı Görülen Trafo

Hükümetin Ağzıyla İlk Başta Patlamakla Suçlanan, Ancak Dışında Gerçekleşen Patlama Sonucu Hasar Aldığı Görülen Trafo

Seçim döneminin başından itibaren iktidar, kendi koltuk mücadelesini nasıl sürdüreceğinin rengini açıkça belli etmişti aslında. Bunun için sosyal medya ve basın organlarında dönen iddialara girmeyeceğiz.
Zaten geçtiğimiz sürece de bakıldığında buna ihtiyaç olmadığı oldukça aşikar.

İktidarın Bilançosu, Panikteki Haliyle Paralel

Daha seçim süreci başlamadan AKP hükümetinin, özellikle de iktidarının ve meclisteki sandalye sayısının karşısında en büyük tehdit olarak gördüğü HDP’ye karşı stratejisi belirlenmiş olsa gerek ki start verilir verilmez ‘gizemli’ provokasyonlar da devreye girdi.
Detaya girmeye gerek yok zira rakamlar kendisini gayet iyi anlatmakta: HDP’nin adaylarına, seçim bürolarına, mitinglerine ve araçlarına yönelik üçü bombalı, birçoğu da molotof ve ateşli silahlı olmak üzere olmak üzere 160’tan fazla saldırı, linç ve katliam girişimi, yüzlerce yaralı ve sadece 4’ü bugün olmak üzere 5 yiten can…

Twitter'da Gerçek Patlama Sebebinin Parça Tesirli Bomba Olduğu Yayılınca, Yine Twitter'da Açığa Çıkan Bilgileri İtiraf Eden Bakan Yıldız

Twitter’da Gerçek Patlama Sebebinin Parça Tesirli Bomba Olduğu Yayılınca, Yine Twitter’da Açığa Çıkan Bilgileri İtiraf Eden Bakan Yıldız

Sonucunda ise kimsenin üstlenmediği, kimsenin tutuklanmadığı, gözaltına alınmadığı, tüm bunları bir kenara bırakalım, kimsenin tahkikata bile uğramadığı ölümcül suçlar silsilesi. Bir kısmı örgüt tarafından bile reddedilmesine rağmen DHKP-C’nin, hatta “ya tutarsa” veya “bu millet şimdiye dek herşeyi yedi, elbet bunu da yer” dercesine PKK’nın üzerine dahi atılmaya çalışılsa da, artık üzerindeki ölü toprağını atmaya başlayan halk da artık iktidarın hafife alarak uygun gördüğü ‘uyutma’ taktiğini yine hükümetin öngörüsünü boşa çıkartarak ‘yemeyi’ reddediyor. Hatta en son gerçekleştirilen ve bir terör örgütünün işi olamayacak teknoloji ve stratejiyle gerçekleştirilen bombalı saldırıyı kimin üzerine yıkacaklarını da merakla bekliyor. Tabii inanacağından değil…
Halk artık iktidarın kirli oyunlarını, ucuz planlarını, ‘derin’ini, taşeronunu 100 kilometre öteden tanıyor, ‘Fail-i Meşhur’u biliyor ve sağduyusunu koruyor.

Despotizm Karşısında Özgürlüğün Yeni Formülü: “İsyan, Devrim, Sağduyu”

Son 3 günde olup bitenlerin sonucunda halkın hala sükunetini koruması aslında tam da bu öngörünün sonucu. Giderek her hamlesinde yanılan iktidar, ele geçirdiği devletin karanlık odalarda sürekli geliştirerek ustalaştığı karışıklık ve provokasyon yaratma taktiklerine karşı takınılan bu hareket tarzına oldukça yabancı. Bu hareketin, iktidarın tanımlayamadığı mekanizması sürekli olarak hamlelere misliyle karşılık veriyor ve kan kaybettiriyor. Bu yeni silahın ismi de “Sağduyu“.

Ülkenin birçok yerinde infiale yol açmasına rağmen son katliam girişiminde Diyarbakır Halkı sükunetini ve sağduyusunu, kürsüden de yapılan tek bir hatırlatma çağrısı doğrultusunda bir nebze bile yitirmeden korudu. Üstelik 3 gün önce Valilik tarafından devlet hastanelerine gönderilen “05/06/2015 tarihinde muhtemel yaralanma veya can kayıplarına karşı tüm kapasitenin gözden geçirilerek lüzumu halinde kurumlarda hazır olacak iç düzenlemelerin yapılması” talimatının da kamuoyuna yansımış olmasına rağmen.

20150605_DiyarbakirBombalamasi-BombalamaOncesiDevletHastanelerineYazi_02
Tabii hükümet işleyen planlar dahilinde, bugün tanık olduklarının yerine öfkeli bir kalabalık beklediğinden, bombalı saldırının ardından hiç düşünmeden ve beklemeden, acılı ve korkmuş halka bir de resmi güçleriyle saldırdı, gaza boğdu ama yine bir tepki alamadı. Olanca hayal kırıklığıyla geri çekilmek zorunda kaldı.

Son zamanlarda birçok şeyin bir şekilde Gezi İsyanı’na bağlanması boşuna değil, dün yaşananların da. Onyıllardır artan baskılara, müdahalelere ve kısıtlanan özgürlüklere olduğu kadar, baskı araçlarına ve mekanizmalarına da gelişen bu tepki, beraberinde yeni mücadele biçimlerini de geliştirmekte. Burada en büyük güç ise özgürlükçü gücün ezber bozan yenilikçi, gelişimci tepki ve hareket tarzı.
Elbette ki bölgenin dinamikleri ve yıllardır Kürt halkına yöneltilen acımasız baskı ve saldırılar, Gezi kitlesinin çoğunluğuna oldukça yabancı. Tabii karşılıklı olarak bölge halkının Gezi’ye yaklaşımı da bir o kadar yabancı. Ama hak ve özgürlükler eksenlerinin kesişiminde önemli bir takım etkileşimlerin olduğu ve karşılıklı derslerin çıkartıldığı oldukça net olarak görülebiliyor.

Bu noktada artık herkesin çıkartması gereken son bir ders daha kalıyor; Bu da, ortaklaşan mücadelenin başarıya ulaşabilmesi için izlenmesi gereken yolun da tek olduğu, ve bu yol katedilirken öne sürülecek engellerin de ancak yine bu ortaklaşma ve gün geçtikçe güçlendirilecek dayanışma ile aşılabileceği gerçeğinin çok da geç olmadan kavranması olacak elbette…

– VU/İnadına Haber / 06 Haziran 2015 Cumartesi –

Diyarbakır Valiliğince Yayınlanan "olası ölüm ve yaralanmalara karşı hazırlıklı olun" Talimatı

Diyarbakır Valiliğince Yayınlanan “olası ölüm ve yaralanmalara karşı hazırlıklı olun” Talimatı

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:15:48+00:00 6 Haziran 2015|