Suruç’ta Katliam

Kobanê’nin yeniden inşası ve çocuklara eğitim için giden SDGF’li gençler, Suruç’ta basın açıklaması yaparken, canlı bomba olduğu düşünülen bir saldırı gerçekleşti.

Video

Video2

Kobanê’de inşa çalışmalarına yardım etmek amacıyla Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’na üye 300 genç, öğle saatlerinde sınırı geçmek için görüşmelere başladı. Gençlere HDP, ESP, BEKSAV, Devrimci Trabzonsporlular Derneği ve Anarşistler eşlik ediyordu.

SGDF’li gençler, Suruç’taki Amara Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirirken bombalı saldırı meydana geldi. Saldırı’da 30’a yakın kişinin öldüğü ve birçok kişinin yaralandığı bildirildi.

Suruç’taki saldırıdan hemen sonra Kobanê’de de bir başka bombalı saldırı girişimi olduğu belirtildi.

Suruç’taki saldırının su deposuna çok yakın olduğu ve suya zehir katılmış olabileceği endişesi ile halk uyarılırken, CKXDrrkUsAAcgmWKobanê’de başka saldırılar ihtimaline karşı toplu halde beklenmemesi, caddelerin boşaltılması istendi.

DBP Urfa İl Başkanı İsmail Kaplan, “3 İntihar bombacısının geldiğini öğrendik,” dedi.

Bugün (20 Temmuz) saat 18.00’da ESP Genel Merkezi önünde (Mithatpaşa 56/13) bir basın açıklaması yapılacağı belirtildi.

Ankara Yüksel Caddesi’nde oturma eylemi yapılıyor.

Kan verilebilecek hastaneler:

-Urfa 500 Yataklı
-Özel Ursu Hastanesi
-Balıklıgöl Devlet
-Antep Tıp Fakültesi

Bazı Sosyalist Grupların Açıklamaları

SYKP: Patlatılan bomba, AKP’nin ve AKP’nin besleyip büyüttüğü cihatçı çetelerin eseridir!

Kobane’nin yeniden inşası için Suruç’ta bulunan yaklaşık 300 Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu üyesinin yaptığı basın açıklaması sırasında patlatılan bomba, AKP’nin ve AKP’nin besleyip büyüttüğü cihatçı çetelerin eseridir! Suruç’ta patlatılan bombanın ardından, Kobane merkezinde patlatılan ikinci bomba, saldırının organize bir saldırı olduğunu kanıtlamaktadır. Seçim sürecinden beri çeşitli kontra güçleriyle savaş provası yapan, HDP’ye dönük saldırılar organize eden, son günlerde Kürdistan’da ormanları yakan AKP, bu yöntemler ile Kürt Özgürlük Hareketi ile Türkiye Sosyalist Hareketi’nin, Türkiye halkları ile Kürt halkının ortak mücadelesini engellemeye çalışmaktadır.

Halkların birlikte mücadelesinden korkan ve bunu bastırmak için her yolu deneyen AKP’nin son icraatı SGDF’ye bugün yapılan bombalı saldırıdır. Fakat AKP ve IŞİD çetesi şunu iyi bilmelidir: siper yoldaşlarımıza yapılan saldırı bize de yapılmıştır ve bu saldırılar yanınıza kalmayacaktır! Sizin bombalarınız, silahlarınız Kobane ile Gezi’nin, Cudi ile Artvin’in ortak mücadelesini engellemeye yetmedi, yetmeyecek! Kobane nasıl IŞİD’e ve AKP’nin kirli politikalarına mezar olduysa, Türkiye ve Kürdistan da sizin kirli katliam ve savaş politikalarınıza mezar olacak! Yaralanan yoldaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, hayatını kaybeden yoldaşlarımızın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.

Yaşasın halkların ortak mücadelesi!
Yaşasın devrim ve sosyalizm!
Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi Merkez Yürütme Kurulu

EMEP: Suruç’taki saldırıyı lanetliyoruz!

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan yaptığı yazılı açıklama ile Suruç’ta Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerine yönelik katliamı kınadı.

AKP iktidarında sürdürülen dış politikanın olumsuz yansımalarının katliamlara dönüştüğünü vurgulayan Gürkan “Reyhanlı ve Gaziantep patlamaları açığa kavuşturulmazken, seçimlerde Diyarbakır’da katliam provası yapıldı ve halen gerçek faillere dair bir netlik açığa çıkarılmadı.

Bugün de Kobanê’nin inşa çalışmalarına katılmak için yola çıkan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi gençlerin Suruç’ta açıklama yapmak üzere iken uğradıkları bombalı saldırıyla bir katliam daha yaşandı. Katliam görüntüleri saldırının boyutunu göstermektedir. Büyük ihtimalle yola çıktıkları andan itibaren emniyet güçlerince de takip edilen gençlik grubunun böyle bir saldırıya maruz kalması da düşündürücüdür” dedi.

Yıllardır Ortadoğu’ya dair AKP iktidarının sürdürdüğü dış politikanın, Adana’da aranan TIR’larda ilaçların altına saklanan silahların, bu aramayı yapanların yargılanmasının, yıllarca IŞİD’in “terörist” olarak nitelendirilmemesi aksine işbirliği yürütülmesinin, IŞİD terörünü Türkiye’nin içine taşıdığını belirten Gürkan şunları söyledi: “SGDF’li gençlere yapılan bu saldırı tüm demokrasi ve barış güçlerine, halka yapılmıştır, lanetliyoruz. ESP ve SGDF üyeleriyle dayanışma içinde olduğumuzu bildiriyor, sorumlularının açığa çıkarılması, akıbetinin diğer katliamlar gibi olmaması için yetkilileri ivedilikle göreve çağırıyoruz”

ÖDP: Emperyalizm, IŞİD ve AKP Ortadoğu’da ve ülkemizde yenilecektir!

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Suruç ilçesinde Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’na yönelik yapılan katliamı lanetledi, “Emperyalizm, IŞİD ve AKP Ortadoğu’da ve ülkemizde yenilecektir.” dedi.

Konuya ilişkin yapılan açıklamada, “IŞİD katliamcılarının üzerine ölüm düşürdüğü Kobane’ye, yaşamı taşımaya giden gençlerimize yapılan saldırı, özgürlüğe, barışa ve yaşama saldırıdır. Bu kanlı saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimizin ailelerine, barıştan, kardeşlikten, özgürlükten yana tüm güçlere başsağlığı dileriz. Yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz.” ifadeleri yer aldı.

‘Katliamın sorumlusu Erdoğan’dır, Davutoğlu’dur, AKP İktidarıdır’

Açıklamada ayrıca “Bu katliamın baş sorumlusu, IŞİD’e silah ve bomba taşıyan MİT TIR’larının sahipleridir. Erdoğan’dır, Davutoğlu’dur, AKP iktidarıdır. Rojava halkının özgürlük ve barış çağrısını, karanlık çetecilerle susturmaya çalışan AKP iktidarı, eli kanlı bir ölüm iktidarıdır. Ancak ne olursa olsun halkın direnişi ve dayanışmasıyla barış kazanacak, özgürlük kazanacak, yaşam kazanacak. Emperyalizm, IŞİD ve AKP Ortadoğu’da ve ülkemizde yenilecektir.” denildi.

Bağzı Üniversiteliler: İnadına Hepimiz SGDF’liyiz!

Küresel emperyalist güçlerin eliyle 4 yıl önce Ortadoğu’da peyda oluveren cihatçı, zalim IŞİD çeteleri, ortaya çıkışından bir süre sonra yönünü Rojava’nın bir kantonu olan Kobanê’ye çevirmişti. Kadınlara tecavüz ederek, pazarlayarak; masum insanların sırf dini inancından ötürü kafasını keserek Ortadoğu halklarına kan kusturan IŞİD çeteleri bu zalimane emellerini yaparken sadece Ortadoğu ile sınırlı kalmamakta. IŞİD çeteleri açık bir şekilde AKP hükümeti tarafından finanse edilerek, lojistik destek sağlanarak, çeteye militan kazandırılarak desteklenmiştir. Bu kirli işbirliğinin olumsuz sonuçları çoğu kez somut olarak Türkiye kamuoyunun gözleri önüne serilmiştir. Reyhanlı, Diyarbakır mitingi, HDP Mersin ve Adana binalarındaki patlamalar ve son olarak Türkiye Cumhuriyeti devlet tarihine kanla yazılan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonlu (SGDF) yoldaşlarımıza yapılan hain bombalı saldırı bu kirli işbirliğinin ayan beyan tezahürüdür.

IŞİD ile PYD arasında süren uzun soluklu çatışmalarda PYD ve Kobane’yi savunmak için seferber olan birçok ilerici silahlı grup; cihatçı, radikal islamcı IŞİD çetelerini ağır bir yenilgiye uğratmıştı. Ödenen büyük bedellerle kazanılan bu büyük tarihi zafer birçok devrimci militanın şehit olmasına ve kentin tahrip olmasına neden olmuştu. Yaşanan çatışmaların bitmesinin akabinde deyim yerindeyse Kobanê’de taş taş üstünde kalmamıştı. Çatışmaların yaşandığı süreçte kentten tahliye edilmek durumunda kalan bölge halkı, IŞİD’in bölgeden temizlenmesiyle kentlerine geri dönmüştü. Fakat kentlerinin büyük tahribatı sebebiyle birçok aile barınma, gıda tedariki ve diğer temel ihtiyaçlar konusunda büyük zorluklar çekmiştir. Bu sorun da Kobane’de ciddi bir fiziki inşa sürecini bir gereklilik olarak ortaya koymuştur. Bu ihtiyaç üzerine bir sorumluluk üstlenmek için SGDF üyeleri bir proje masaya yatırmışlardı. Bu proje yaklaşık 330 gencin Kobanê’nin yeniden inşası için Kobane’ye gitmesi kapsamındaydı. Bunun üzerine Suruç’a giden SGDF’liler 20.07.2015 tarihinde projeleri ile ilgili yaptıkları basın açıklaması sırasında haince bir pusu ile düzenlenen bombalı saldırıya uğradılar. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Suruç ilçe eş başkanı saldırının bir canlı bomba eylemi olduğunu iddia etti. Bu vahşi saldırı sonucunda onlarca kişinin yaşamını yitirdiği ve onlarca kişinin yaralandığı bilgisi olay mahallinden bizlere ulaştı.
Öncelikle saldırıda yaşamını yitirenlerin ailesi ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz. Saldırıda yaralananlara ise acil şifalar diliyoruz.

Son olarak açık bir şekilde belirtmek gerekirse bu vahşi katliamın sorumlusu başta küresel emperyalist güçler olmak üzere AKP hükümeti ve onun beslediği cihatçı, katliamcı IŞİD çeteleridir. Bu hain saldırıyı ve akabinde gerçekleşen katliamı yapanları lanetliyoruz. Bu hain saldırıya karşı SGDF’li yoldaşlarımızın yanında olduğumuzu tekrar tekrar belirtmek istiyoruz.

Emek Gençliği: Tüm katliamlara inat, barış kazanacak!

Emek Gençliği yaptığı yazılı açıklamayla SGDF (Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu) üyelerine yönelik katliamı kınadı.

Katliamı yapanların IŞİD ve arkasındaki en büyük güç AKP hükümeti olduğu belirtilen açıklamada: “En başından beri sınırlarını çetelere açan; TIR’larla silah taşıyan, hastanelerini açan, devletin tüm imkanlarını kafa kesen, katliamcı, cihatçı çeteler için seferber eden AKP bu yaşananların baş sorumlusudur. Uzunca bir zamandır Adana’da, Mersin’de, Ağrı’da, Diyarbakır’da bombalı saldırılar, provokasyonlar devlet eliyle yapılmaktadır.

Katliamın sorumlusu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve sermaye hükümeti AKP’dir, çünkü hala miting konuşmalarında hedefe bölgedeki Kürt halkını ve YPG’yi koymaktadır. Oysa ki AKP’nin hedefindeki Kürt halkı Kobane’de gerçekleşen katliamlara rağmen, bedel ödemiş, direnmiş ve IŞİD çetesini Kobane’den defetmiştir” denildi.

Yaşanan katliam öncesinde El-Kaide’ye, IŞİD’e yakın kesimlerin SGDF’li gençleri, devletten aldığı güçle sosyal medyada hedef gösterdiğine dikkat çekilen açıklamada şöyle denildi: “Bu yaşananlarla Kürt halkıyla dayanışmak isteyen, bombalanmış bir kenti inşa etmek isteyen gençler katledilmiştir.

Biz biliyoruz ki yıllardır o bölgede devletin istihbarat güçleri “yoğun bir şekilde” yer almaktadır. 90’lı yıllarda işte bu güçler, binlerce Kürt yurttaşı katletmişti. Yaşanan bu son katliamda da devlet geleneğinin hiç değişmeden sürdüğünü görüyoruz.

Bizler devletin stratejik olarak en çok önem verdiği bu bölgedeki tüm yaşananları, devletten bağımsız tutmuyoruz. Sorumlusunun izlediği politikalarla ISİD terörünü Türkiye’ye taşıyan devletin ta kendisi olduğunu söylüyoruz. Katil devletten 20 Temmuz günü ve öncesindeki yaptığı tüm katliamların hesabını soracağız. Emek Gençliği olarak bütün gençliği SGDF’li arkadaşlarımızla ve bölgedeki Kürt halkıyla sonuna kadar dayanışmaya, birlikte mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Sonuna kadar barış, özgürlük ve kardeşlik diyoruz. Katliamlarınıza inat barış kazanacak!”

HDP Eş genel Başkanları Açıklaması:

Bugün Suruç’ta meydana gelen insanlık dışı, alçakça saldırıyı lanetliyor, saldırıda yaşamını yitiren bütün arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet, halkımız ve yakınlarına başsağlığı ve sabır dileklerimizi iletiyoruz. Yaralanan arkadaşlarımıza da acil şifalar diliyoruz. Bugün Suruç’ta bir kez daha, insanlık onurunu yitirmiş barbarlık ve tecavüz ordusunun neler yapabileceğine tanıklık ettik. Özellikle de Rojava Devrimi’nin hemen yıl dönümü sonrasında ve Kobani ile dayanışmak için yola çıkmış Türkiyeli devrimcilerin hedef alınması, Kobani etrafındaki enternasyonal dayanışmanın kırılması çabasıdır. Bu, halklarımıza, Kobani etrafındaki devrimci dayanışma ruhuyla kenetlenen yiğit insanlara ‘Bu dayanışmadan vazgeçin’ mesajıdır. IŞİD ve benzeri tecavüz ordularının destek aldığı bütün ülkeler ve rejimleri bu barbarlığın ortağıdırlar. IŞİD’e karşı sus pus olanlar, sesini bile yükseltmeye cesaret edemeyenler, HDP’ye bile her gün tehdit savurup IŞİD’in başını okşayan Ankara’daki yöneticiler bu barbarlığın suç ortağıdırlar.

Bizler HDP olarak, bütün Türkiye toplumunun şunu net olarak bilmesini istiyoruz. Bizler, demokrasi, adalet ve barış ilkelerimizi hayata geçirme konusunda kararlıyız. Bu ilkeleri her koşul altında savunmaya devam edeceğiz. Bu ilkeleri hayata geçirmek için IŞİD ve benzeri zihniyetlere karşı daha fazla yan yana durmak, daha fazla dayanışma içinde olma zamanıdır. Bu tecavüz ordusunu kaypak Hükümet politikaları değil, halkların dayanışması durduracaktır. Biz herkesi, Edirne’den Hakkari’ye kadar bütün yurttaşlarımız ve kardeşlerimizi IŞİD ve türevlerine karşı, Türkiye’de IŞİD zihniyetini savunan ve temsil edenlere karşı, IŞİD’e sessiz kalarak ya da doğrudan destek sunarak büyütenlere karşı barış bloğunda bir araya gelmeye çağırıyoruz. Geçiçi hükümet, yurttaşlarımızın can ve mal güvenliği tedbirlerini almak için, her türlü sorumluluğunu yerine getirmekle mükelleftir. PYD’ye karşı, orduyu ve on binlerce askeri sınıra yığarak sözde güvenlik tedbiri alan hükümet, Suruç’ta elini kolunu sallayarak bomba patlatanların siyasi olarak hesabını vermek zorundadır. Her türlü istihbarat ve güvenlik açığından şu andaki hükümet sorumludur.

Ancak, halkımız, siyasi kurumlarımız, sivil toplum örgütleri, belediyeler, meslek örgütleri gibi bütün toplumsal yapılar kendi güvenlik tedbirlerini de geliştirmelidir. Parti binalarımıza giriş çıkışlar, toplu eylem ve etkinliklerin yapıldığı yerler mutlaka özel olarak güvenliği sağlanan yerler haline getirilmelidir. IŞİD tecavüzcülerinin kurumlarımıza, halkımıza bu kadar rahatça ve pervasızca saldırmasının önüne geçecek tedbirler geliştirilmelidir. Yarın yapılacak MYK toplantımızda bu konu özel olarak ele alınacaktır. Ayrıca önümüzdeki dönem siyasi sürece dair kapsamlı değerlendirme ve planlamalar yapılacaktır. Suruç katliamı karşısında Türkiye’de demokrasi, adalet ve barış ilkeleri etrafında dayanışma ruhuyla bir arada durmak isteyen ve bu tür saldırılara karşı birlikte neler yapabileceğimizi tartışmak isteyen bütün siyasi parti hareket ve gruplarla ortaklaşmaya hazır olduğumuz ifade etmek istiyoruz. Bir kez daha, yaşamını yitiren bütün yoldaşlarımıza, kardeşlerimize Allah’tan rahmet, halklarımıza ve ailelerine başsağlığı diliyoruz.

Devrimci Gençlik Birliği:

Katilleri tanıyoruz! Hesap soracağız!

Suruç’ta gerçekleştirilen katliamın failleri bellidir!
Suruç’ta 30’un üzerinde genci katleden sermaye devletidir!
Suruç’ta katleden sermaye devletinin kan ve sömürü üzerine kurulu politikalarıdır!
Suruç’ta katleden emperyalist güçlerdir, savaş politikalarıdır, onların beslediği çetelerdir!
Suruç’ta katleden Soma’da 301 maden işçisini, Roboski’de 34 Kürt kardeşimizi, Uğur Kaymaz’ı, Ceylan’ı, Berkin’i, Ali İsmail’i, Ethem’i katledenlerdir!

Tanı bunları! Döktükleri timsah göz yaşlarına kanma!

Bu katliamla birlikte burjuvazi bir kez daha bizleri kavgaya davet etti. Davetleri kabulümüzdür.
Devrimci Gençlik Birliği olarak herkesi katledilen SGDF’li arkadaşlarımızın hesabını sormak için ‘Düzene karşı devrim!’ bayrağını yükseltmeye, katliam karşısında eylemli dayanışmaya çağırıyoruz!

Özgür Lise: Öfkemizi örgütlüyoruz, katillerden hesap soracağız!

Kobané’nin inşası için bir araya gelen SGDF’li yoldaşlarımıza bu gün Suruç’ta bombalı saldırı düzenlenmiş ve saldırı sonucu onlarca yoldaşımız yaşamını yitirmiş yüzlercesi yaralanmıştır. Aynı saatlerde Kobané’ye de saldırı düzenlenmiş, on kişi şehit düşmüştür. Bu saldırılar bize yabancı değildir.Dün Roboske’de insanların başına havan topu atanlarbugün yoldaşlarımızın arasına canlı bombayı koyanlardır. Kanla dönen çark bu gün tekrar kendini göstermiş, zafer sloganları atanları katletmiştir.Çürümüş düzeniniz can çekişmektedir. Ne tırlarla taşıdığınız silahlar, ne de döktüğünüz kanlar sizi kurtaracaktır.

Kesinleşmiş Toplanma Çağrıları:

‪#‎İstanbul‬ 19:30 Taksim Tünel
‪#‎İzmir‬ 19:30 Sevinç pastanesi
‪#‎Ankara‬ 18:00 ESP GM
‪#‎Bursa‬ 18:30 Fomara Mey

‪#‎Antalya‬ 19.00’da Kapalı Yol Halkbankası önü
‪#‎Van‬ 18.00 Feqıye Teyran Parkı
‪#‎Batman‬ 18.00 Yılmaz Güney Parkı
‪#‎İzmit‬ 19.00 İnsan Hakları Parkı
‪#‎Antakya‬ 18:00 Eğitim sen önü
‪#‎Diyarbakır‬ 18.00 DBP il binası,
#Bursa 18.30 Fomara Meydanı,
‪#‎Adana‬ 18.00 İnönü Parkı,
‪#‎Mersin‬/Tarsus 19.00 H. eğitim merkezi
‪#‎Antep‬ Saat 17.30da Yeşilsu Parkı
‪#‎Sarıgazi‬ saat 20.00 vatan i.ö.o önü
‪#‎Kocaeli‬ 19.00 İnsan Hakları Parkı,
‪#‎Eskişehir‬ 19.00 Hamamyolu
#Van 18:00 Feqiyé Teyran Parkı
‪#‎Samsun‬ 19.00 Çiftlik Caddesi Akbank önü
‪#‎Kayseri‬ 19.00 Almer önü

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:15:40+00:00 20 Temmuz 2015|

One Comment

  1. irem haloğlu 16 Ekim 2015 at 13:33 - Reply

    ÇETE DEVLETİ OLARAK KALMANIN RİZİKOSU!

    Suruç ve Diyarbakır’da olduğu gibi Ankara katliamında da Türk emniyet güçlerinin eylem alanından çekilmiş olması,kaçış yollarını ise kapatarak kaçanlara gaz sıkması, katliamı fiilen yönettiklerini ispatladı!
    Diyarbakır ve Suruç katliamları güya soruşturuluyordu. Hani sonuç?…

    Bu katliamlar,Türk devletinin resmen bir çete devleti olduğunu bir kez daha vurguluyor! Türk devleti, kanunlar üstü bazı asker sivil çeteler kombinasyonundan öteye gidemiyor. Bazan Askeri, bazan da Dinci çetelerin ağırlık kazanması özü değiştirmiyor! Kürtler’e saldırıya destek karşılığında, AKP’ye mutlak iktidarın kontrolünü vaat eden TSK, çeşitli örgütlerde kümelenmiş çetelerini yeni katliamlar yapmak için devreye soktu! 1990’ların Kürt halkına karşı imha ve yok etme, sindirme harekatı yeniden yürürlükte… İnfazlar, insanları alıp kaybedip yok etmelere yeniden hız verildi! Türkiye denilen alanda 24 000’in üzerinde insanın katili hala ‘meçhul! Faili meçhul binlerce cinayet var. Hani tutuklu katiller? Ya binlerce köyün yakılmasının failleri?… Şu sonuca varmak yanlış mıdır? Türkiye’de Gayri Müslüm ve Kürt öldürmenin önünde herhangi bir yasa engeli yoktur. Generaller veya onların kullandıkları terör örgütleri neden katliam yapmasınlar ki? Kimden korkacaklar ki?
    Önceki katliamlar gibi Ankara katliamı da Türkiye Cumhuriyeti devletinin ürünüdür. Hükümet de o aygıtın bir parçasıdır.
    Türk devletin’nin tarihi, katliam ve soykırımlardan oluşuyor. Kuruluş temelinde, Anadolu ve Mezopotamya’nın yerli halkları olan Rum,Ermeni, Kürt ve Suryani’lerin kanı vardır. Katliamcılık, Türk çeteleri için bir alışkanlık, gelenek ve ahlak olmuş, devletin resmi doktirinine dönüşmüştür.
      

    Katil kim?

    AKP mantığına göre,IŞİD, Türkiye’nin Amerikalılara İncirlik üssünü açmasına ve Amerikalılarla birlikte IŞİD mevzilerine saldırmasına kızınca gidip Kürtleri öldürüyor! Denklemde bir bozukluk varmı?
    Üstelik ölenler, kendi kendilerine saldırı düzenlemekle bile suçlanabiliyor, ama mantık hâlâ sağ, akıl nezle bile olmadığını iddia ediyor.
    Katliam ve Türk devleti!
     
     
    Devletin vatandaşının güvenliğini almaması o devleti olayın faili yapar. Suruç Katliamı’nda olduğu gibi, eylem anında devletin oradan çekilmiş olması, kaçış yollarını ise kuşatıp kapatması, kaçanlara gaz sıkması, devleti yönetenlerin katliamları da yönettiklerini ortaya koyuyor.

    Bu nedenle devletin olmadığı ve seyirci konumunda olduğu her katliam “devletlü” katliamıdır. AKP çetelerinin ‘devletlû’ olduklarını inkar etmeleri de artık mümkün değildir. Cizre, Nusaybin, Silvan, Varto, Şemdinli ve daha birçok yerde bebeklerden yaşlılara kadar önüne gelen Kürdü öldüren ve onları “terörist” ilan eden, Şırnak’ta Kürt gençlerini canlı canlı panzerlerin arkasında yuvarlayarak katleden, ölülere saygıyı tanımayan, Kürt savaşçıların mezarlarını dozerler ve bombalarla imha eden, Kürt toprağını yasaklarla cezaevine dönüştüren, dağını taşını bombalayan iktidarı, son katliama katkı yapmaktan alıkoyacak herhangi bir ahlaki engel kalmış mıdır?

    Bu devlet nasıl yüce olabiliyor? Bu devlet nasıl merhametli olabiliyor?

    TC devleti ilk önce kendi çeteleriyle, katliamlarıyla yüzleşmelidir.

    AKP hükümeti IŞİD’in Suriye kolunu Çeçenlere kurdurttu. Yıllardır İstanbul da yaşayan Ömer Çeçen’i IŞİD’in başına getirildi. Türkiye-Katar- Suudi Arabistan IŞİD’in finansman, askeri ve lojistiğini üstlendi.
    IŞİD’in askeri eğitimlerini AKP’nin kontrgerilla örgütü olarak bilinen ve merkezi Beylikdüzü’ nde bulunan SADAT (Uluslararası Savunma Danışmanlığı) yapıyor.
    Dünyanın çeşitli ülkelerinden IŞİD’ e katılan çeteciler de Türkiye üzerinden Suriye ve Rojava’ya gönderiliyor. Bu organizasyonu da MİT üstlenmiş durumda. MİT korumasında Hatay, Adana, Ceylanpınar, Kilis gibi merkezlere toplanan çeteciler sınırdan savaş bölgelerine yollanıyor. AKP hükümeti IŞİD’e İHH aracılığıyla tırlarla silah yolladı. Bu sevkiyat mitin denetiminde gerçekleşti. Kamuoyuna yansıyan bir ses kaydında Mit Müsteşarı Hakan Fidan çetelere nasıl silah ve mühimmat akışının sağlandığını şu sözlerle itiraf ediyor: “2 bine yakın tır malzeme biz gönderdik oraya.”

    Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler 25 000 militanın daha silahlandırılıp, gerekli silah ve mühimmatın, Kürtler’e karşı savaşan örgütlere ulaştırılmasını, ABD ve Rusya’nın Kürtlere olan sdesteğinin de kesilmesi gerektiğini açıkça ifade etmeye başladı.
    Tırlarla Suriye’ye insani yardım değil, silah taşındığı uluslararası belgelere de girdi. Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre; 2013 Haziran ayın da Türkiye den Suriye’ye 9303 kodlu silah cinsinden 3,6 ton, Temmuz ayında 4,4 ton, Eylül ayında ise 29 ton,Mayıs 2014 37 ton, Ekim 2014 46 ton, Şubat 2015 82 ton.. silah yollanmış.
    Birleşmiş Milletlerin verilerini Türkiye İstatistik Kurumu da doğruluyor. Kurum 2013 Ekim ayına kadar Türkiye’den Suriye’ye silah gönderildiğini, 93 numaralı kodla da kayıt altına almış.” Daha sonrakiler ise devlet sırı olarak bile kayt edilmemiş!!!
    AKP’nin ve bazı devlet görevlilerinin IŞİD ile olan ilişkilerini Tırları durdurup işlem yapan ve şimdi cezaevinde olan savcıların mahkemedeki ifadeleri de doğruluyor.

    TSK’yı oluşturan bütün çeteler, Suudi Arabistan ve Katar’ın finanse ettiği, Türk devletinin ise birebir koordine ettiği Irak Şam İslam Devleti-IŞİD ve diğer AL Kaida fraksiyonlarını, Kürtler’e karşı savaşmakta kullanıyorlar!
    Bu şekilde son olarak Ankara katliamını yapan Cihatçıların MİT’in İŞİD örgütlenmesi olan ve takma adları ‘Dokumacılar’ olan bu çetelerce yapıldığı ortaya çıktı. Dokumacılar denilen teşkilat İŞİD adı altında maskelenmiş bir MİT örgütlenmesidir. Kobane savaşı döneminde 2600 kişiden oluşan bu çetelerin ilk görevleri,TC ile Raka arasında bulunan Tel Abyad’ı korumak ve Türkiye’den İŞİD merkezine yapılan ticaret ve silah akışını güvenlik altına almak idi.. YPG savaşı kazanınca, az bir kayıpla, çoğu MİT tarafından TC tarafına alınıp yeniden örgütlendirildiler…Dokumacılar denilen bu çeteler, bir dönem JİTEM tarafından Kürtlere karşı yönetilen Hizbullah benzeri örgütlenmiş ve Türk ordusu ile koordineli çalışıyor.

    TC adına İŞİD maskesi altında cihatçıları Kürtler’e karşı yöneten MİT elemanı Mustafa Dokumacı Türk İŞİD’i denilen örgütlenmeyi Jandarma yardımı ile yapıyor. Diğer yandan AKP, Sedat Peker benzeri eski Jitemcilere tekrar görev verdi. Daha önce bunların çoğu Hizbullah örgütü diye de tanıtılıp halk kandırılıyordu!

    Türk uçaklarının robotvari bir şekilde, İŞİD eylemcileri ile ortak tek bir kumandayla her katliam paralel olarak Kürtleri bombalaması tesadüf değildir! Türk hava kuvvetlerinin, İŞİD eylemlerine paralel olarak otomatikmen havalanıp Kürt yerleşim birimlerini bombalaması ortak bir kumanda merkezinin varlığına tekabül ediyor.

    Son katliamlarla birlikte TSK’nin, İŞİD ve diğer Cihadist örgütlerle koordineli çalışmaları büyük oranda deşifre oldu.
    Suruç katliamında tesadüf gibi görünen eylemlerin, kendiliğinden ve tesadüf olmadığı, aksine ortak bir koordine ile hareket ettikleri bugün ortadadır…
    İŞİD adı altında canlı bombalar patlatılınca, TSK’nin Kürt köylerini bombalamaya başlaması var olan bir devlet planının uygulanmasıdır!

    Çeteler, Susurluk, Ağar veya Çatlı ile bitmedi!

    Türkiye’nin hala bir çete devleti olarak kaldığının en son ispatı, azıllı katil Sedat Peker,Trabzon ve Rize emniyeti eşliğinde 42 kişilik silahlı adamı ile AKP seçim mitingini yapması oldu! Sedat peker denilen mafya reisinin Trabzon ve Rize emniyetine emir verip AKP’nin başarılı çıkması için aktif faaliyet yürütmesi, İstihbarat ve emniyet güçleri ile ortak eylemler yapması, TC’nin çete devleti olarak kaldığının bariz bir örneği oldu! Mafya babaları Erdoğan’ı başkan olarak görmek istiyor:AKP’nin Erdoğan diktası için Sedat Peker mafya liderine, 3 ilin emniyetini tahsis ettiği ortaya çıktı. Böylece AKP ve Erdoğan’ın mafyadan medet umar hale geldiği belli oldu. Bu çete lideri, devletin esas sahibi olarak Rize’de, Erdoğan mitingi yaptı. Bütün Polisi emrine alarak alanı bariyerlerle kapattı. Herkesin üzerlerini arattırdı…

    Erdoğan’ın AKP için yürüttüğü seçim kampanyasında olduğu gibi miting alanında sadece Türk bayraklarının açılmasına izin verildi. 

    AKP tarafından devr alınıp adına TC denilen çete devletinin bütün görevi, işlenen “cinayetlerin üstünü örtmektir. Bu organizasyonlar ve yaptıkları, AKP çetesinden Teşkilat-ı Mahsusa uzanan bir geleneğin ürünüdür…Görüldüğü gibi AKP iktidarı da her zamanki gibi, kontrollerindeki birkaç İŞİD tetikçisini öne sürerek katliamlarının üstünü kapatmak istiyor. AKP, Kontrgerilla,Tayyip Erdoğan-MİT ortak yapımı olan katliamlarda, sahtekârca bir şekilde, Suriye kaynaklı İŞİD maskesi takılıp işin içinden çıkılmaya çalışılıyor! Halbuki en basit örneği ile, MİT’in kontrolünde olan Türk İŞİD’nin yaklaşık 600 elemanı da Suriye’nin İdlib eyaletini işgal etmek için görevlendirmiş! Bunların katliamlar yapması için oradan buraya, veya başka yerlere nakli esas sorumluları gizleyemez! ‘Suriye’den geldiler! demekle suçun sorumluluğundan kurtulamazsınız… Görüldüğü gibi Ankara katliamı da diğer cinayetler gibi her yönüyle karanlıkta kalacak. Bütün faili meçhuller gibi karanlıkta kalmaya mahkumdur. Eğer Türkiye’de bir cinayet karanlıkta kalıyorsa bu cinayeti bizzat devletin kendisi işlemiştir. Türkiye’de devlet cinayetleri işler, gazeteleri havaya uçurur, yargı ve diğer kurumlar da bu cinayetlerin ortaya çıkarılmamasına çalışır. Perde görevi görür. Yargının ve diğer kurumların görevi budur. Bütün dünya da oynanan yargı oyunundan bir sonuç bekler.

    AKP çetesinin kanlı seçim hazırlığı!

    AKPçetesi, kana bulanmış oylarla mutlak hakimiyeti kaybetmemek için sonuna kadar direnme kararlılığında…! Oy için kitle katliamlarından medet uman AKP, İŞİD’en daha tehlikeli projelerini devreye sokmaktan çekinmiyor! Tarihin bir evresinde İttihat ve Terakki iktidar olmak için nasıl ki Teşkilât-ı Mahsusa’nın yöntemlerini kullanmış ise; bugün AKP aynı Teşkilât-ı Mahsusa yöntemlerini devreye sokarak yeniden iktidar olmak istiyor.
    Katliamda mümkün olduğu kadar fazla can kabı yaratmak için sivil polis ve MİT’in yolları kapatıp kaçanlara biber gazı sıkması AKP’nin bu eylemde baş rolde olduğunu ispatlıyor!.

    AKP çeteleri için, korkutulmuş sindirilmiş insanlardan gelecek oylar, insan canından daha değerlidir. Cenaze merasimlerini yeni tip bir seçim platformuna çeviren AKP, katliamlardan,ölümlerden, cenazelerden umut bekliyor…

    Sevgi ve Saygılarla

    Entegrasyon Komitesi İsviçre- Vevey
    ———————————————————————-
    Esin Duran,
    Selda Suner,
    N. Gök,
    Irem haloglu
    Ferdi koçkar
    Yeliz seren
    Vedat Konak
    S. Aktaş
    Pelin Moda,
    Bedri Engin,
    Hasan Sirtan
    M. Eskici
    Nazmi Dogan,
    Sevda Suner
    R. Adalı
    Sezer Aşkın,
    H. Datvan,
    Salih Demir,
    FERDİ KADER
    Erhan Vural
    Necmi Derinsu
    Ahmet Kaymaz
    Aslan IŞIK
    Nizamettin Duran
    A. Demir
    hasan kayısoğlu
    Melahat Baykara,
    ismail çekmez.
    Aydin Nizam
    Uğur Demir
    Ismail B. Cenk,
    Tekin Balkic
    Selma Altuntaş,
    Murat Koç
    Filiz Serin,
    Nedim Serin,
    Vedat Koçak,
    Salih Birdal,
    Erdal Cömert
    Ismail Bulak
    Ahmet Meriç
    Mustafa Gur,
    Hasan Zafer
    Bahar Ünsal
    Osman B.
    Ayse bahar
    Metin Maslak
    H. Maslak
    Dilek Solak
    zeynep içkaya
    Sevda maslak
    Sercan Gezmiş
    Aynur Balkaya
    İpek Doğan
    Nazım Doğan
    Murat Doğan
    esin erkan
    Beyhan erdem
    n. erdem
    İsmail Deniz
    Ayten BARAK
    Ugur Birdal
    Ahmet Tan
    İsmet Yelkenci
    Yıldırım Kongar
    Selma Kongar
    Birol Aytekin
    Hatice Gül
    Ibrahim Erkin
    Kemal erdem
    Rıza Akdemir
    Mehmet Coskun
    Hüseyin demir
    fethi killi
    Yeliz Ender
    Mustafa Ender
    Ugur Basak
    Kemal Dektaş
    Ayten Ilkdal
    Nuri Aktanır
    Metin Koc
    Sevgi Ender
    Burhan Kulakçı
    Oğuz Duran
    Burcu Kanter
    Aysel kanter
    Erol kanter
    Layla SOLGUN
    M. Oktay
    Kemal Aktas
    Yelda tekinoglu
    Orkun Keskin
    T. Vural
    Oğuz şen
    Nur Şen
    Ismail çaykara
    Burhan Orkal
    D. Kahan
    Seher Yıldız
    Esra akkaya
    Mehmet Uzan
    Yeliz IŞIK
    Murat Bakır
    O. Dem
    Salih Aktaş
    Seyhan İlknur
    Osman Çekiç
    esma yıldız
    Murat Çetindal
    Ali OkyarMusa Tekin
    Aslı Birdal
    Nazmi Doğan
    İnci Gür
    L. Okar
    Mustafa Karkaya
    Omer Aytac
    Mürsel Bozkır
    Zeynep Şengül
    Gülcan Iğsız
    Murat Nidar
    şemsi Kaya
    Ayten Ekşi,
    Eda leman
    nermin ışıl
    D. Polat
    Kadir Erdem
    Serdar OKTAY
    Mehmet Özdemir
    Mustafa Erkan
    Nuri AKTAS
    Emine AKTAS
    O. Kadir Ergun
    Metin Kurca
    Sedat Isiklar
    Filiz Bag
    Kadir Baskale
    Sevim Varlik
    Hasan Mesut Akkaya
    Necmi Guler
    Erhan Isguz
    Meral Okur
    Bilge Okyaz.
    Kemal Koç
    L. Mirakoğlu
    Oktay Kızılcık
    Mehmet Yavuzgil
    Erdal Polat
    Hüsnü oktay
    k. Sankay
    Ahmet tekin.
    Semra Kaya
    Mustafa Çiçek
    Kayhan Göçkaya
    Erdal Solgun
    Mehmet Solgun
    Esra Solgun
    N. Altik
    Oguz Karakış
    Leyla Mert
    Işık mert
    D. Öksüz
    Erdem Yılmaz
    Ayse Eltan
    S. Guner
    M. Deniz Ok
    Mehmet İnce
    Huseyin Cinar
    Meltem Cinar
    Berk Cinar
    L. Demirkaya
    Huseyin Çilek
    Ayten Irmak
    D. Okdere
    Ali Uskan
    İrem Haloğlu
    Berdan Temiz.
    H. Baskale
    Murat Gülay
    Esra Gülay
    Mustafa Akyol
    A. jale Kol
    M. Kol
    Tamer Oktay
    Aslan Burukoglu
    I. Demir
    Nurettin Akdal
    Uzan Kara
    ismail Igdır
    Ali Serin, Gül Akın, esra Serin, Mehmet Y. Yıldıran.
    Nuri Şen
    Hasan.Y. Balci
    Mehmet Yucel
    İsmet C. Koray
    Salih Söğütlü. H. Ali Erkan
    Nuri Akçay, Gül Akçay, Esra Akçay
    Ali Dem. Sarahoğlu
    Ayten Karaman, Mehmet Azal
    L. Uzan, Harun Tabaklı
    Ertekin Sancak, mehmet değerli.
    Kemal Güler, Zeynep Güler
    B. Urak.
    ADNAN Yörükoğlu
    Ismail Duygu, Erdem Duygu, Aydın Üzel. S. Ali Kandarlı
    Hasan Incedemir.
    N. kayıkçı.
    Bayram Akçak
    İsmail Dilpek.
    Kemal Uzunyayla, Mehmet Gölek, Necip Kaplan
    Zeynep Olgun, Mustafa Gülay, Nuri gülay, Arzu Gülay
    Mehmet Gülçiçek. Seher Gülçiçek.Mustafa E. Sırat.
    Oktay Baykuş. Ezra Seren. Nuray Karaçay.Ali karaçay. Murat Karabel. Nedim Arslan. Haydar Erkin. Şenay Temel, Adnan Temel. M. Adil Oktan.

Leave A Comment