Bu dünya hepimizin

famous-abstract-oil-painting-reproduction-dove-of-peace-by-pablo-picasso-painting-on-canvas-for-homeAynı mahalleyi paylaşan, aynı sokakta top koşturan, saklambaç oynayan çocuklardık. Henüz milliyetimizin bilincinde değilken, mahallede bazı insanların adının önüne (aynı ismi taşıyan olmadığı halde) Kürt kelimesi getirilir ve çocuklar arasında bilinçli ya da bilinçsizce ayrıştırma yapılırdı. Henüz 8-10 yaşlarındayken bizler de mahallede duyduğumuz şekliyle o insanlara Kürt X, Kürt Y diye hitap eder, seslenirdik. Bazen kendilerini yabancı hissettikleri, oyun oynamaya gelmeden önce bir müddet düşündükleri ya da sessizce ortamdan uzaklaştıkları olurdu.

Onları ötekileştirdiğimizin farkında değildik. Çocuktuk henüz!.. Aradan 20 yıl kadar zaman geçmesine rağmen o insanların gözlerinde zerre nefret gördüğümü hatırlamıyorum. Ama ötekileştiren çocukların yüzünde genelde tuhaf bir ifade olurdu. Çocukluğundaki masumluk, içinde giderek artan milliyetçiliğin maskesi haline gelirdi. Kimin, neye darılacağını bilerek ya da bilmeyerek, açtığı yaraların bilincinde olmadan büyürdü çocuklar!..

Bilinçsiz yetişkinlerden duyduğumuz ırkçı kelimeler yetmedi, okul sıralarında da ötekileştirmeyi iyice pekiştirmemiz sağlandı. Okumayan, araştırmayan, gerçeklerden kaçan bir toplum olarak yaşamımızı sürdürmeyi; her fırsatta insanları dışlamayı, onlara hakaretler yağdırmayı ve tek doğru kendi bildiğimizmiş gibi ahkam kesmeyi sürdürüyoruz. Kemik yaşımız on sekizden fazla olabilir ama beyinlerimizin gelişmişliği mahallede top koşturduğumuz zamanlardakinden çok farklı sayılmaz. Değişmekten, düşünmekten, sorgulamaktan korkmadığımız; ötekileştirmekten uzak durduğumuz müddetçe yarınlarda huzurla yaşamak mümkün olacak.

Kronik Muhalif | İnadına Haber

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:15:15+00:00 19 Ağustos 2015|

Leave A Comment