CHP’nin ‘Adıyaman ve IŞİD’ Raporu: “Sınır ve Can Güvenliği Yok, Devlet’in Teşviği Çok…”

CHP heyeti Adıyaman’da uzun süredir yaşanan IŞİD yapılanması ile ilgili inceleme çalışmalarını detaylı bir rapor halinde yayınladı. Raporda, bazı camilerden IŞİD için eleman alımı işlemlerinin gerçekleştirildiği, cami imamlarının tüm bunları gözardı ettiği, çocukları terör örgütüne katılan ailelerden gelen şikâyetlerin ise devlet ve hükümet yetkililerince dikkate alınmadığı vurgulandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba başkanlığında milletvekilleri Ali Şeker, Eren Erdem, Mehmet Gökdağ, Necati Yılmaz, Şenal Sarıhan ile Avukat Abdurrahman Tutdere’den oluşan heyet, IŞİD’in yasadışı örgütlenmesiyle ilgili Adıyaman’da yaptıkları incelemelerin sonucunda çarpıcı bir rapor hazırladı. Rapora göre, IŞİD kentte kahvehane ve camilerde örgütlenirken, emniyet yapılan ihbarları dikkate almıyor ve başından savıyor. IŞİD’e katılmak isteyenler 20 TL karşılığı, ambulanslarla kolaylıkla sınırdan çıkış yapıyorlar.

Rapordan önemli satırbaşları şu şekilde;

ISID_11IŞİD’in tüm dünyada irili ufaklı örgütlenmeler içinde olduğu bilinmektedir. Ancak Türkiye açısından bu durumu daha da tehlikeli hale getiren ise Türkiye’deki örgütlenmenin ağırlıklı olarak Türk vatandaşları üzerinden yürütülüyor olmasıdır. Yerel dinamikler içerisinde örgütlendiği görülen örgüt, özellikle gençler arasında etkili olmuş ve IŞİD’e sempati ile bakan gençlerin sayısı her geçen gün artmıştır. İlk olarak dikkat çeken nokta, evi terk ederek IŞİD’e katılan gençlerin ekonomik durumunun benzer düzeyde ve zayıf olduğudur. Çocuklar okul ya da dershaneden birbirleriyle arkadaşlık kurmuş durumdadırlar. Aynı şekilde işsizliğin yaygın olmasının bir sonucu olarak çay ocakları ve kahvehaneler kalabalık durumdadır ve bazı kahvehaneler ‘IŞİD İrtibat Noktası’’ haline gelmiştir.

IŞİD’in Devletten Bir Resmi Ödenek Almadığı Kalmış…

Örgütün eleman devşirdiği bir diğer temas noktası ise kentteki bazı camilerdir. Özellikle Maraşlılar ve Fatih camilerinde dışardan gelen ve camilerde sohbetler ile cihad yanlısı çağrıda bulunan kişiler bulunmaktadır. Bu duruma cami hocalarının göz yumduğu anlaşılmaktadır. Hatta bir cami hocasının, kendisine bu durumu şikâyet eden bir aileye ‘Sen bu işe karışma, bunlar dışarıdan geldiler, devlet gönderdi. Yakında giderler’ dediği ifade edilmektedir.

Annelerine çarşafa girme baskısı yapan çocukların, camide namaz kılan babalarına ise ‘devletin imamının arkasında namaz kılınmayacağı’ gerekçesi ile ‘sizin yolunuz yol değil, Hak yoluna gelin’ diye çağrıda bulundukları ve seçimlerde oy kullanmamalarını istedikleri, demokrasiyi şirk rejimi olarak gördükleri anlatılmaktadır. Yine çocukların flash diskte getirdikleri şiddet içerikli çeşitli videolar izledikleri ve ailelerine de izlettirmeye çalıştıkları anlatılmaktadır. Çocuklarının evi terk ederek Suriye’ye gidip gelmesi karşısında aileler kendi çocuklarını Emniyet makamlarına ihbar etmişlerdir.

Hatta Diyarbakır bombacısı olduğu belirtilen Orhan G.’nin ailesinin, çocukları evi terk etmeden 6 ay önce, Diyarbakır‘daki patlamadan ise yaklaşık bir yıl önce 2014 yılında Emniyet’e gittiği ve şikayette bulunduğu belirtilmiştir. Ancak buna karşın Emniyet güçleri tarafından bir adım atılmamış ve ‘Suç işlemedilerse bir şey yapamayız’ denerek durum geçiştirilmiştir. Bazı kahvehaneler ve camilerdeki IŞİD sempatizanı kişilerin gençleri kandırdığı ve IŞİD’e katılmaları noktasında ikna ettikleri yönündeki ihbarlar da Emniyet tarafından dikkate alınmamıştır. Örgüte katılan gençlerden birinin yakını tarafından BİMER aracılığıyla Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na hitaben Eylül 2013’te iki farklı şikayette bulunulmasına karşın bu kişiler hakkında uzun bir süre hiçbir işlem yapılmamış, bu durum adeta görmezden gelinmiştir.

“Ambulanslar Terörist Taşımacılığı Yaparken Emniyet Suça Ortaklık Ediyor”

ISID_12Dikkat çekici bir diğer nokta, evi terk ederek Suriye’ye giden gençlerin birkaç ay sonra geri dönmeleri ve bir süre Adıyaman’da kaldıktan sonra tekrar Suriye’ye geçmeleridir. Bu kişiler bu şekilde sürekli gelip gittikleri halde Emniyet tarafından bu kişiler hakkında yapılmış bir işlem bulunmamaktadır. Bazı çocuklar ailelerine, sınırdan 20 TL vererek geçtiklerini ifade etmiştir. Yine aileler tarafından dile getirilen önemli bir iddia ise sınırdan ambulans ile geçtikleri yönündedir. Buna göre, sınırın öte tarafından yaralı getiren ambulanslar buradan gençleri oraya götürmektedir.

Sivil Toplum Örgütleri, Alevi kanaat önderleri ve Cemevi yöneticileri ile yapılan görüşmelerde IŞİD’e katılımların şehirde aleni biçimde yapıldığı, buna rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı, durumun önlenmesi için hiçbir girişimde bulunulmadığı belirtilmiştir. Cemevlerine gelen ve cemlere katılan kişi sayısı gözle görülür biçimde azalmıştır. Bazı köylerde gece nöbeti tutulmaktadır. Kendi ifadelerine göre Aleviler, eskiden devlete karşı nöbet tutarken şimdi IŞİD’e karşı nöbet tutmaktadırlar.

Aleviler Canlarını Korumak İçin IŞİD Nöbetinde

Adiyaman_AleviIsaretSivil Toplum Örgütleri, Alevi kanaat liderleri ve cemevi yöneticilerinin aktarımına göre, yaşanan tedirginlik nedeniyle cem ayinlerine katılım azalırken, bazı köylerde gece nöbeti tutulmaya başlanmış. Adıyaman Valisi Mahmut Demirtaş’ın anlatımıyla Alevi yurttaşların evleri 6 farklı zamanda işaretlenmiş ve 5 olayın failleri bulunamamış.

26-27 Temmuz’da bölgeye bir araştırma ziyareti gerçekleştiren CHP’li Umut Oran da, “IŞİD Adıyaman için gerçekten de çok büyük bir tehdit. Merkez dışında dağlarda, yaylalarda yaşayan Adıyamanlılar, özellikle Alevi yurttaşlarımız evlerinin önünde, köylerinin dışında gece gündüz nöbet tutuyorlar. Üstelik bu yeni bir durum değil aylardır olabilecek bir IŞİD baskınına karşı bu şekilde yaşıyorlar.” tespitinde bulunmuştu.

Oran’ın tespitlerine göre IŞİD’e katılan ve Suriye’deki çatışmalarda öldürülenlerin geceleri Adıyaman’da gizlice defnedildiğini ildeki herkes biliyor. Buradaki vatandaşlar ‘Adıyaman’ın ismi IŞİD ile anılmasın, Adıyaman’ın ismi lekelenmesin’ yalanıyla baskı altına alınmaya çalışılıyor. Ayrıca onlarca aile tarafından Adıyaman Emniyetine çocuklarının kaçırıldıkları yönünde müracaat ve şikayette bulunulmasına karşın gereğinin yapılmamış olmasının yanısıra, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı’nda 6 ayı aşkın süredir devam eden ve 300’den fazla şüphelisi bulunan gizli bir soruşturma olmasına rağmen konu hakkındaki iddianeme bir türlü hazırlanamamış durumda.

Davutoğlu’ndan Teröristin Ailesine: “İyi ki eşiyle beraber gitmişler, birbirlerine destek olurlar”

CHP heyeti, HDP’nin Diyarbakır mitinginde gerçekleştirilen bombalı saldırının faili olduğu iddiasıyla tutuklanan Orhan G. ile de cezaevinde görüştü. Orhan G.’nin ifadelerinden bazı dikkat çeken bölümler ise şu şekilde:

Adiyaman_OrhanAntep’te pansiyonda kalıyorken 2. günde baskın yaptılar. Kafama ayaklarıyla bastılar. ‘Kayıp ilanından dolayı aranıyorsun’ dediler. Avukat istemediğime dair kağıt imzalattılar. Arabaya bindirdiler ve hiç durmadan direk Diyarbakır’a götürdüler. Diyarbakır’da küçük çuval ve poşet geçirdiler kafama. Dayak attılar. Beni çok tehdit ettiler. Pişmanlık yasasından faydalan, en fazla iki yıl yatarsın dediler. Kabul etmezsen Diyarbakır Cezaevinde yatarsın kabul edersen yardımcı oluruz dediler. ‘Cezaevinde sana kötü şeyler yaparlar’ dediler.

Diyarbakır’a mitingden bir hafta önce geldim. Mitinge Kürt olduğum için destek amaçlı gittim. Alandan herkesi boşalttılar. ‘Bölgeyi arayacağız’ dediler. Tekrar girdim, bir parkta oturdum. O çevredeydim. Konuşmalar vardı. 3 su aldım. Üzerime döktüm, çok sıcaktı. Mitingin sonu beklemeden ayrıldım, berbere gittim. Patlamayı yarım saat sonra öğrendim.

Bir insan öldürmek bütün insanlığı öldürmektir. Ben devletime sağdığım. Suruç’a da üzüldüm. Suruç’taki bombacıyı tanımıyorum.

Adiyaman_DavutOğullarının 13 Ekim 2014 tarihinde evi terk etmesinden sonra yaşanan süreci anlatan aile, oğullarının Maraşlılar Camisi’ne gittikten sonra kılık kıyafetinin değiştiğini belirtti. Orhan G.’nin 13 Ekim 2014 tarihinde evi terk etmesinden sonra Aralık 2014’teki AKP İl Kongresi’nde görüştükleri Başbakan Davutoğlu, “Senin oğlun için MİT’e talimat verdim” derken yine ailenin ifadesine göre, IŞİD’e katılmak üzere giden çocuklardan birinin ailesi oğlunun eşiyle gittiğini söyleyince Başbakan, “İyi ki beraber gitmişler, birbirlerine destek olurlar” ifadesinde bulundu.

Kömür Karşılığı Örgüte Alınan Çocuklar

Raporda, kentte birçok kahvehane ve caminin IŞİD’in “eleman devşirdiği yerler” haline getirildiği belirtilerek, Suruç bombacısı Abdurrahman Alagöz’ün abisinin işlettiği İslam Cafe ile Maraşlılar ve Fatih Camileri örnek gösterildi.

Rapora göre, çocukları IŞİD’e katılan aileler ders çalışma bahanesiyle evden uzaklaşan çocuklarının zamanla ruh hali ve kılık kıyafetinin değiştiğini anlatıyor. Gençlerin bir kısmı IŞİD’e katılmak üzere evden ayrılırken 5-10 bin liraya varan miktarda para da götürmüş.
Aileler devlete yönelik tepkilerini, “Kömür veriyor ama çocuklarımızı alıyor” sözleriyle dile getiriyor.

Raporun Sonucu: “Sınır Güvenliği Yok, Hükümet Engelleyici Faaliyette Bulunmak Yerine Teşvik Ediyor, Olayların Üstünü Örtüyor”

CHP heyeti tarafından hazırlanan raporun sonuç bölümü ise şu şekilde:

ISID_13Bölgede sınır güvenliği yok denecek durumdadır. Bu durum IŞİD’in örgütlenmesine ve buradan gençleri toplayıp Suriye ve diğer bölgelere götürmesine olanak tanımaktadır. Emniyet’in IŞİD’e katılımları engelleyici hiçbir çalışması olmadığı, bu tutumun IŞİD’e katılımları teşvik ettiği, IŞİD’e terör eylemleri gerçekleştirmeye gidenlerin Adıyaman’a geri döndüğünde elini kolunu sallayarak özgürce hareket ettiği, hatta döndükten sonra ifadesi alınan bir gencin geri bırakıldığı ve tekrar Suriye’ye gittiği, örgüte yeni katılımlar sağlamak örgüt adına organizasyonlar yapıldığı ve hiçbir emniyet baskısına maruz kalmadığı çok açık ve net biçimde görülmüştür.

IŞİD’e katılım noktasında elde net bir sayı bulunmamaktadır. Hükümet yetkilileri sayıyı 10-15 kişi olarak gösterilmeye çalışılsa da kamuoyunda dile getirilen sayılar 300 ile 500 arasında değişmektedir. Şehirde, IŞİD’in örgütlendiği ve irtibat noktası olarak kullandığı belirtilen mekânlar ile ilgili yapılmış herhangi bir işlem bulunmamaktadır. Özellikle kahvehaneler halen örgütlenmede kullanılmaya devam edilmektedir. Çocukların dershanelere başladıktan sonra değişmeye başlaması, buralar aracılığıyla IŞİD’in örgütlenmesini yaygınlaştırdığını göstermektedir. Örgüt propagandası yapılan bazı camiler de dikkatle incelenmeli ve bu duruma göz yuman kişiler hakkında takipte bulunulmalıdır.

Kaynak: CHP, Taraf, BirGün, T24

– VU/İnadına Haber / 20 Ağustos 2015 Pazartesi –

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:15:22+00:00 10 Ağustos 2015|

Leave A Comment