Haberciler Sansüre Meydan Okuyor, Şırnak ve Hakkari’ye Gidiyor

Suruç Katliamı ve Kuzey Irak’a karşı operasyonların başlamasının hemen ardından verilen ‘acil’ talimatlarla özgür haber sitelerine erişimin ‘devlet’ tarafından evrensel haklar ihlal edilerek engellenmesi, muhalif basın ve gazetelerin açıkça tehdit edilmesi ile tüm özgür habercilere karşı uygulanmaya çalışılan sansüre ve baskılara karşı haberciler dün İstanbul’da düzenlenen forumda bir araya geldi. Sansürü kırmak için Şırnak ve Hakkari’ye, haberciler ve basın meslek örgütlerinden temsilcilerinden oluşturulacak bir heyet gönderme kararı aldı.

Sadece kirli savaş hallerinde halkın gerçeklere ulaşmasını engellemek ve basın-yayın organlarında yalnızca devlet propagandasının yer almasını sağlamak amacıyla uygulanan sansür uygulamalarının bir parçası olarak haber sitelerine erişimin engellenmesi, gazetelerin ve habercilerin tehdit edilmesine karşı haberciler, yaşanmakta olan sansüre ve baskılara karşı  bir araya gelerek bir forum gerçekleştirdi. Gazeteciler, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Güney Kürdistan bölgelerinde yaşanan savaş ve çatışmalarda gazetecilere uygulanan baskıyı kırabilmek, sansürü aşmak ve gerek Türkiye, gerekse dünya kamuoyunun dikkatini yaşanan olayların gerçek yüzüne ve hükümet sansürü ile devlet terörüne dikkat çekebilmek için bölgeye gitme kararı aldı.

Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Konferans Salonu’nda düzenlenen foruma, başta devlet sansürünün ilk kurbanlarından ETHA, DİHA, Evrensel Gazetesi, Özgür Gündem Gazetesi ve SendikaOrg olmak üzere devlet engellemesine takılan pek çok  haber kurumu temsilcisi ile çok sayıda haberci ve yazar katıldı.

DİSK Basın-İş Genel Sekreteri Özge Yurttaş, TGS, Basın-İş, gazeteci Celal Başlangıç, ETHA, DİHA, Evrensel, Özgür Gündem ve SendikaOrg’un çağrıcılığında düzenlenen forumun çağrı metninin okudunmasının ardından Özge Yurttaş, “Biz gazeteciler savaşa ve savaşın yarattığı baskı, sansür, tehdit ortamında mesleğimizi yapma zorluklarını nasıl aşacağımızı konuşmak için bir araya geldik” vurgusunu yaparken TGS Genel Başkanı Uğur Güç ise gazeteciler üzerindeki baskılara dikkat çekerek, baskılara karşı birlikte mücadele edilmesi gerektiğini belirtti.

Baskılara Karşı Tek Çare Ortaklaşma ve Oluşturulacak Bir Dayanışma Ağı

20150818_SansureKarsiGazetecilerForumu@MMO-Istanbul_02(ANF)Basın kuruluşları ile haberciler üzerindeki baskı ve sansüre karşı nasıl mücadele edileceğine dair önerilerin sunulduğu forumda ilk olarak Alternatif Medya Derneği tarafından sansürü aşmak konusunda hazırlanan bir çalışmanın sunumu gerçekleştirildi. Dernek tarafından, haberciler üzerindeki baskılara karşı dayanışma ağı oluşturulmasının gerekliliği vurgulanırken TİB’in gerekçesiz engellemelerine karşı yurttaşların VPN, proxy ve benzeri alternatif yollara yöneltilmelerinin gerektiği, belirlenecek haber sitelerden çeşitli haberlerin yer aldığı “engellenemez.org” adı altında ortak bir sitenin açılabileceği, hatta sitenin şu an için test yayınına başladığı belirtildi.

Sitelerinin engellenmesindeki gerekçenin kendilerine tebliğ dahi edilmediğini belirten ve sürecin hukuksuz olduğunu kaydeden DİHA editörü Çağdaş Kaplan haber sitelerinin bu süreçte dört kez engellendiğini vurgularken, “Ajansların halka ulaştığı tek yer sitesidir. Fiili bir engellemeyle karşı karşıyayız” ifadesinde bulundu. Kaplan yaşananların, barış sürecinin bir parçası olarak ele almak gerektiğini hatırlatırken basın üzerindeki baskıların toplumun gündeminde olması gerektiğini sözlerine ekledi.

SendikaOrg editörü Ali Demirhan ise birilerinin canı sıkıldığı için verdiği kapatma emri ile sitelerin engellendiğini belirttirken “Bize herhangi bir örgüt propagandası yaptığımızdan değil, haberlerimizden kaynaklı ceza veriliyor” vurgusunu yaptı. Demirhan,  medyanın algısının bu konuda değişmesi gerektiğine dikkat çekerken, tüm basın kuruluşlarını bu sürece destek vermeye ve dayanışma içerisinde yer almaya çağırdı.

‘Savaşa Karşı Barış’ Söylemini Yükseltmek İçin ‘Barış Gazeteciliği’

ETHA editörü Arzu Demir, yaşam hakkının olmadığı yerde basın hakkının da olmadığına dikkat çekerken bu karanlık sürecin ‘Savaşa Karşı Barış‘ söylemi etrafında ve ‘Barış Gazeteciliği‘ temelinde örülmesi gerektiğini ifade etti.

Sansüre uğrayan bir diğer basın kuruluşu olan Evrensel Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat ise Türkiye’de yazılı basının sürekli olarak devletle mücadele içerisinde olduğunu hatırlatırken, “Hukuksuz bir şekilde dönemin popüler olan haber ağı internet haberciliği daha rahat engellenebiliyor. Adım attıkça sesimizi biraz daha çıkarabiliriz” dedi.

Sonrasında söz alan KAOSGL editörü Yıldız Tar, basına uygulanan sansürü, devletin yürüttüğü karanlık savaşın bir parçası olarak gördüklerini, barış gazeteciliği çerçevesinde bir araya gelmek görüşünde ise kesinlikle hemfikir olduklarını kaydetti.

Yaşanan engellemelerin hukuki durumunu değerlendiren avukat Mehmet Emin Erdem, “Engellemelere karşı yaptığımız itirazlar reddedilse de tarihe not düşülmesi için şikayetlerde bulunulmalı” dedi ve “Hukuku geri planda bırakmayacağız ama toplumsal ayağı da olmalı. Bu tür davalar kesinlikle toplumsallaşmalı ve teşhir edilmeli” diye sözlerine ekledi.

Haberciler Şırnak ve Hakkari’ye Gidecek, Gerçekleri Yerinden Aktaracak

20150818_SansureKarsiGazetecilerForumu@MMO-Istanbul_03(ANF)Sansürlenen Özgür Gündem Gazetesi editörü Sedat Yılmaz, Kürdistan’daki savaş ortamında basına uygulanan baskının kırılması gerektiğini belirterek, “”Siyasal iktidarın çıkarlarına ters düşen bir şey yapınca, Kürt sorununu ele alınca sansürleniyoruz. Bugün Kürdistan’da bütün kitle iletişim araçları kesilmiş durumda. Buna çözüm olabilecek bir ağ oluşturmak gerekiyor” derken, katılımcılara  “Bu dayanışma ağını neden biz örmüyoruz?” sorusunu yöneltti.

Gerek Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın, gerekse Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Kürdistan’a herhangi bir temsilci veya heyet göndermemiş olmasının sebebini soran Yılmaz, “Kürt basını sürekli yalnız bırakılıyor. Kürdistan’da bütün ormanlar yakıldı ama bu ülkede köşelerinde her gün bağıranlara inandıramadık. O savaşın olup bitenini güçlü yansıtırsak o zaman başarılı oluruz. Bir kadının cenazesi çırılçıplak bir ülkede ortaya konuluyorsa o ülkede vicdan yoktur. Bugün şiddetli bir karşı duruş sergilemezsek, Kürt basınını yalnız bırakırsak yarın herkesin durumu çok daha kötü olacak” diyerek konuşmasını tamamladı.

Sedat Yılmaz’ın çağrısı doğrultusunda söz alan TGS Başkanı Uğur Güç, Kürdistan’daki savaşı yerinden görmek için heyet oluşturacaklarını ve hareket edeceklerini belirtti.

Forumun ardından bir araya gelen çağrıcı kurum ve sendika temsilcileri, habercilerden oluşturulacak bir ekip ile birlikte Şırnak ve Hakkari’ye gitme kararı aldı. Haberciler ve basın meslek örgütleri, alınan kararlar doğrultusunda hem yaşananları yerinde görüp yurttaşlara aktaracak, hem de can güvenliği tehlike altındayken habercilik yapmaya çabalayan Kürt gazetecilerle birlikte bir dayanışma hareketi oluşturacak.

Kaynak: Devlet tarafından sansürlenen Fırat Haber Ajansı (ANF)

– VU/ İnadına Haber / 19 Ağustos 2015 Çarşamba –

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:15:15+00:00 19 Ağustos 2015|

Leave A Comment