Sansür Sınır Tanımadı: Ölen Asker Ailelerinin Sözlerini Kaydetmek de Yasak

Halk tepkisini gösteriyor, ama gücünü halktan aldığını söyleyenler engellemek istiyor. Asker cenazelerinde hükûmete karşı tepkiler büyürken, yeni yasakla artık cenazelere TRT ve Anadolu Ajansı dışında yayın organı alınmayacak.

Gezi süreci ile giderek yaygınlaşan ve ana akım medyadan uzaklaşan medya organları, gün yüzüne çıkmamış birçok gerçeği yayınlamaya başladı. Bunun üzerine çıkan internet yasaları ile site kapatmalarla giderek yükselen sansür dalgası ise Suruç Katliamı sonrasında yaygınlaştı ve haber sitelerine, ajanslara, sosyal medya hesaplarına saldırılar düzenlendi.

İnsanlar Seslerini Duyurmak İstiyor, Devlet Yasaklıyor

Ancak halkların tepkisi giderek büyüdü ve her yerde oluşan tepkiler, gerek kişisel sosyal medya hesaplarından, gerekse susturulamamış haber sitelerinden yayınlanmaya devam etti. Şimdi gücünü halktan aldıklarını söyleyenler, halkların ses çıkarmasını yasaklamak için bir adım daha atıyor.

Asker cenazelerinde acılarını kendi sözleri ile ifade etmeye çalışanların, polise ve devlet görevlilerine tepkilerin olduğu videoları engelleyemeyen sistem, işi kökünden çözmeye niyetli. Asker cenazelerinde çekim yapmanın yasaklanması, aslında halkların sesini kesmeye çalışmanın son dalgası.

Aslında Bu Sansür Dalgası da Gerçeğe Karşı

Bugüne kadar, doğu ile batı arasındaki iletişim türlü şekillerle kesilerek, zulme karşı çıkanların söylediklerini sansürleme geleneği yıllarca yaşandı. Silahlarla saldıranlar, kameraları birer silah olarak gördü ve hep engelledi. Sadece cenazelerde değil, eylemlerde, kişisel tepkilerde ve gerçeğin olduğu her şeyde yorumsuz ve sadece gerçeği gösteren kameralar, sürekli yok edilmeye çalışıldı. Hukuksuz şekilde basın mensuplarına tutuklamalar oldu, çekim yapanlar darp edildi, gözaltına alındı.

Her şeye rağmen, halklara şirin görünmeye çalışanlar bazı konularda tevazu gösteriyor ve oraları engellemiyordu. Ancak sansür dalgası yayılmaya başladığında herkese yansıyacağı açıktı. Bugün insanlar her yerde ve her şekilde tepki göstermeye başladığı için artık TRT ve Anadolu Ajansı dışında hiçbir yayın organı cenazelere alınmayacak.

Çünkü Barış İstemek de Yasak

İnsanların en büyük tepkisi, hırsla bir anda bozulan barış atmosferi… Aslında halklar barış içinde mutluyken bir anda çeşitli nedenlerle halkların olduğu her alana yapılan saldırılar, yepyeni bir barışsızlık sürecine sürükledi. Amaç da çok açık ve net gözler önündeydi; seçim yenilgisi.

Bu yüzden ne barış isteyenlere de tahammül vardı ne de acılarını haykıranlara. Söylenenlerin hepsi bu yapılacak ikinci seçim denemesini de zora sokacaktı. Barış çağrıları yapmak için seslerini duyurmaya çalışanların sesleri kısıldı. Acılarını yaşamaya çalışanlara saldırılar düzenlendi.

Şimdi ise acıları en derinden yaşayanlar tepkilerini gösteriyor ve bu tepkiye saldıramıyorlarsa da tepkinin duyurulmasını yasaklamaya çalışıyorlar.

“Asker cenazelerine sansür,” sözü bile yakın tarihe bakıldığında Türkiye için çok ilginçken bakalım daha neler yaşayacağız? Bu ülkede şaşırmaya izin yok.

Gök Taner | İnadına Haber

Print Friendly, PDF & Email
2015-08-21T14:02:12+00:00 21 Ağustos 2015|

Leave A Comment