TTB Raporuna Göre Doğu’da, Savaş Zamanında Bile Yaşanmayacak İhlaller Yaşanıyor

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) heyetleri Nusaybin, Cizre, Silopi, Van, Bitlis ve Tatvan ile ilgili inceleme-değerlendirme raporunu açıkladı.

Düzenlenen basın toplantısına TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Bayazıt İlhan, TTB Merkez Konseyi üyeleri Dr. Şeyhmus Gökalp, Hüseyin Demirdizen, İsmail Bulca, TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, Türkiye Psikiyatri Derneği Medya Koordinatörü Doç. Dr. Burhanettin Kaya, SES Genel Merkezi’nden SES Genel Sekreteri Birsen Seyhan ve SES Yönetim Kurulu’ndan Fikret Çalağan katıldı.

TTB@BitlisIlSaglikMudurlugu_20150811Raporun oluşturulması için incelemelerde bulunmak amacıyla TTB, SES, TİHV, TPD iki ayrı bölge için iki ayrı heyet oluşturuldu. Birinci heyette yer alan Fatih Sürenkök (TTB), Şeyhmus Gökalp (TTB),Fikret Çalağan (SES),Metin Bakkalcı (TİHV),Atike Çıta (TPD) ve Mardin-Nusaybin-Şırnak-Cizre SES ve tabip odaları yönetici ve temsilcileri, olayların yoğun yaşandığı Nusaybin-Cizre ve Silopi ilçelerinde 11-12 Ağustos 2015 tarihinde gözlem ve görüşmeler gerçekleştirdi. Birinci heyet, Nusaybin Devlet Hastanesi Başhekimi Zeynep Burcu Söğüt, Nusaybin Kaymakamı Murat Sarı, Nusaybin Belediyesi Eş Başkanları Sara Kaya ve Cengiz Kök, Cizre Devlet Hastanesi Başhekimi Mehmet Erzem, Cizre Kaymakamı Ahmet Adanur, Silopi Devlet Hastanesi Müdürü Mehmet Sait, Yapıtekin (başhekimi yerine), Silopi Belediyesi Eş Başkanı Emine Esmer ile görüşerek tespitlerini rapor haline getirdi.

TTB@BitlisIlSaglikMudurlugu_02-20150811İkinci heyette yer alan Hüseyin Demirdizen (TTB), Ümit Biçer (TİHV), Birsen Seyhan (SES), Özgür Deniz Değer, (TPD)ve Van-Bitlis SES ve tabip odaları yönetici ve temsilcileri ise, Van, Bitlis ve Tatvan yerleşim birimlerinde 11-12 Ağustos 2015 tarihinde yerinde yaptığı gözlem ve görüşmeler doğrultusunda ilgili çalışmalarını yürüttü. İkinci heyet, Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Van 112 Komuta Kontrol Merkezi ve UMKE çalışanları, Van Tabip Odası, Tatvan Askeri Hastanesi, Bitlis Sağlık Müdürlüğü, Bitlis 112 Komuta Kontrol Merkezi, Tatvan Belediyesi, Tatvan Eğitim Sen, Tatvan Tüm Bel Sen temsilcileri, Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Cafer Alhan, Van 112 Komuta Kontrol Merkezi ve UMKE çalışanları, HDP Van Milletvekili Remzi Özgökçe, Tatvan Asker Hastanesi Baştabibi Osman Tan Fırat, Bitlis İl Sağlık Müdürü Erkan Akagündüz, Bitlis 112 Komuta merkezi Sefa Kılınçer (sorumlu hekim yerine) ve Tatvan Belediye Başkanı Fettan Aksoy ile görüşmeler yaparak tespitlerini, hazırladıkları rapora aktardı.

Rapora göre, Ziyaret edilen her bölgede yaşanan sorunlarda benzerlik görüldüğü belirtilirken şu ifadelere yer verildi:

Yaşanan silahlı çatışmalı ortam olağandışı bir durum yarattığından Dünya Tabipleri Birliği’nin “silahlı çatışma ve diğer şiddet durumlarına ilişkin Kuralları”nda da yer verilen sağlık hizmetlerine yönelik gösterilmesi gereken özen özellikle mülki ve emniyet yöneticileri tarafından gösterilmemektedir.

Sağlık hizmetlerinin sağlıklı yürütülebilmesi için sağlık ortamının korunması ve sağlık çalışanlarının mesleki bağımsızlığı göz ardı edilmekte, gerekli özen gösterilmemektedir. Dahası özellikle de güvenlik güçlerince bu durum önemli ölçüde ihlal edilmekte, sağlık hizmeti engellenmektedir.

Özellikle yaralı güvenlik görevlileri ve şüphelilerin hastanelere getirilişinde ve tedavi sürecinde hastane bahçesi ve çevresi güvenlik güçleri tarafından yoğun abluka altına alınmakta, sıklıkla hastane iç mekânlarında da bu yoğunluk yaşanmaktadır.

TTB@BitlisIlSaglikMudurlugu_03-20150811Raporda, şu öneriler ise özellikle vurgulandı:

Başta güvenlik güçleri olmak üzere herkesin uzantıları dahil sağlık kurumlarının korunması ve sağlık çalışanlarının mesleki bağımsızlığına özen göstermelidir.

Güvenlik güçleri hastane içi ve yakınlarına konumlanmamalıdır.

Bu konuda yerel idarecilerin yanı sıra başta Sağlık ve İçişleri Bakanlıkları toplumun sağlığı için yaşamsal önem arz eden bu konuda derhal harekete geçip, sağlık ortamına yönelik bu saldırıların durdurulması yönünde çalışmalar yürütmelidir.

Bugüne kadar hiçbir gerekçe ile meşru gösterilemeyecek bu ortamı yaratanlar hakkında etkin soruşturmalara dayalı işlemler derhal başlatılmalıdır.

Bugün itibari ile kimlikleri henüz belirlenememiş kişilerce gerçekleştirilmiş sağlık kurumları ve ambulans dâhil uzantılarına yönelik saldırıların önlenmesi konusunda tüm toplumun bu konudaki duyarlılığını açık olarak ifade etmesi bu tür saldırıların bir kez daha yaşanmaması açısından önem arz etmektedir.

Raporun tamamın ulaşmak için tıklayın.

Kaynak: Türk Tabipleri Birliği

– VU/İnadına Haber / 17 Ağustos 2015 Pazartesi –

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:15:15+00:00 17 Ağustos 2015|

Leave A Comment