Asıl Felaket Aspendos’a Yapılan mı, Haberde Yapılan mı?

Bir süredir devam eden Aspendos polemiği üzerine, en çok sesini kim çıkarırsa onun dediğinin olduğu memlekette, gerçek hatanın bilinçsiz söylem üretme olduğunun bilinmesi gerekir. Konu, yönetenleri korumak veya yerin dibine batırmak değil, gerçekçi bir gerekçeyle haberi ön plana sunmaktır.

İki gündür, gerek televizyonlar gerekse haber siteleri, memleketin tüm sorunları bitmiş gibi Aspendos’un mermerlerine takılmış durumda ve eleştirinin sınırı “Afyon mermeri” veya “mutfak mermeri” sözlerinden ileri gidemiyor. Uzun yıllardır bütün dünyada tartışılan, Koruma alanında üretilen bütün teorik tartışmaları çöpe atarak, herkesin her şeyi bildiği ülkemizde ‘facia, çok beyaz, çok kötü, beğenmedim’ argümanlarıyla bir tartışma yürütülüyor. Haber nereden çıktı, nasıl yapıldı kimse bilmiyor. Asıl acı olanı ise araştırmadan, aynı metinleri değiştirip her yerde yayınlayarak büyük bir infial yaratılması. Burada üç aşamalı bir sorunlar zinciri ortaya çıkıyor.

Birinci Aşama: Bir Bilene Sormak

Tiyatro'nun arkasında bulunan antik şehir.

Tiyatro’nun arkasında bulunan antik şehir.

Restorasyon uzmanı herhangi birinin herhangi bir yorumuna başvurulmadan çıkan haberlere karşı konunun uzmanlarından olan arkadaşımız Yüksek Mimar Esin Tekin sosyal medya hesabından serzenişte bulundu. Bir alıntıyla giriş yapıyor Esin; “Yavuz sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Aspendos’un taşının rengi koyu ve açık gri. Tabii ki bunu bilim insanları ve işinin ehli kişiler daha iyi bilecektir ama bir izleyici, turizmci ve kokartlı bir rehber olarak şunu söyleyebilirim; girdiğiniz anda restore edilen yerin göze çarpmaması gerekir. Zaten restorasyonda amaç budur. Siz oraya gittiğinizde zaten direkt o bembeyaz mermerleri görüyorsunuz ki çok can sıkıcı.’”

Ve diyor ki; “Anladığım kadarıyla özgün kireçtaşı ile çalışılmış, doğal olarak ocaktan yeni çıkan taşın rengi açık. Yani isyan edenlerin çoğu, yapay taş ile gri bir tamamlama yapılsaydı isyan etmeyecekti. (Yapay taş dediğiniz şey betondan hallice) Cilalı falan da değil, dolayısıyla o taşı biri mutfağınıza takmaya kalksa ustayı kovalarsınız.”

Aslında anlatılmak istenen şu; mermer aynı mermer… Aspendos’un özgün halinde kullanılan mermerden çok az farkı var. Zaten ocak yapısına göre mermer tipleri değişiyor. Yani malzeme uzmanlığına bakarsak “mutfak mermeri” diye bir mermer çeşidi yok. Belki Kırklareli Balaban Granit taşı değil, Serpantine kullanılmış açıklaması bile daha gerçekçi olabilirdi. Birileri eğer bunu araştırmak isterse 2005’te yayınlanan, internette pdf’i bulunan Maden Mühendisi Suat Mutlu’nun Stone – Türkiye’nin Doğal Taşlarının Yörelerine Göre Dağılımı adlı yayınını inceleyebilirler.

Esin Tekin, yazısında “2000 sene sonra aynı renk olacak,” sözlerine de daha bilimsel bir açıklama getiriyor; “Her malzemenin üzerinde patina oluşur. Dış etkenlere açık bırakılıp hem yağmuru hem güneşi görecek, üzerine basılacak, biyolojik birikimden nasibini alacak bir taştan bahsediyoruz. Evlerinizin dış cepheleri kaç senede kararıyor?”

Sorunun ana hattan bu kadar kolay ayrılmasını yadırgıyor. “Asıl sorulması gereken soruyu herkes pas geçmiş. Neden bütünleme yapıldı? Birçok nedeni olabilir. Üstyapı eksikliğinden dolayı alt yapı bozuluyor olabilir. Eksik basamaklar yüzünden hastanelik olan ziyaretçiler olabilir.”

Büyük Resme Bakmak Gerek, Gerçek Sorun Orada

“Büyük resme bakmak isterseniz başka sorulması gereken bir soru var. Neden antik tiyatroların onarımına milyonlarca lira ayrılırken antik kentlerin diğer kısımlarına hiç bir çözüm üretilemiyor. Çünkü devlet tüm kaynağını kültürü korumaya değil, kâr ettiren mekânları ayağa kaldırmaya ayırıyor.”

Kültür Merkezleri Kullanım Fiyatları’na Buradan Ulaşabilirsiniz

“Başka bir soru soralım. Neden ihale süreçleri ile iş yapılıyor? Her dakika problemleri değişen yapılar bunlar. Asla tamamını analiz edemediğiniz yapılar. İhale süreci ile yapılan iş doğru olur mu, zaman esnekliği yoktur, proje revizyonu mümkün değildir. Ama doğrudan destek mevzuatı yeterli değil ve ihalesiz iş yapılamıyor. İhaleler, sadece anıtsal yapılar ve çevre düzenlemelerini kapsayabiliyor. Sonuç, dümdüz olmuş antik kentler ve arada pırıl pırıl tiyatrolar, stadyumlar, mezar anıtları. Bunu tartışıyor olmamız lazım.

“Bir Apollon Smintheion tapınağı değil mesela, dökme basamak yapan, olmayan yapıyı yeniden yaratan bir Sünger Bob kalesi değil. Bunların arasında ciddi ayrımlar var. Bu konunun içindeki insanlar olarak dağlardan tepelerden taşıyoruz, ama ne yapan soruyor ne de yargılayan soruyor, işin ilginci bu. Şu haberi birkaç restorasyon uzmanı ile bir araya gelip yapmayan, doğrulama almayan kurumlar da bana işi ciddiye alıyor gibi görünmüyorlar.”

Bütün bu bürokratik hatalar sorgulanmazken, Aspendos’un basamaklarındaki beyaz mermerler sorgulanıyor. Esin, farklı görünümün etik anlamda doğru olduğunu belirtiyor. Antik bir kentte yapılan tamamlamaların döneminde yapılanlardan farklı olmasının etik çalışmanın gereği olduğunu söylüyor. Bu sanat tarihine saygıdan kaynaklanıyor. Öte yandan özgün çalışmaya uyulma çabası, estetik yaklaşımdan daha öncelikli.

İkinci Aşama: Haberciliğin Bu Hale Gelmesi

Sorgusuz, sadece bir şeylere karşı duruş sergilemek için yapılan haberciliğin yaşadığımız büyük güvensizlik ortamında sadece haberciliğe zarar verdiğinin bilinmesi gerekir. Bu hataya sadece bu işten para kazanan ve pamuk ipliğine bağlı gündemi değiştirmek için haber malzemesi yapanların değil, gerçekliğe önem veren habercilerin dahi düşmesi şaşkınlık verici.

Aslında Aspendos, bir antik kent ve sadece tiyatrosu yok. Tiyatronun arka tarafında büyük ihtimalle bütçesizlikten yönlendirme tabelaları solmuş koca bir değer yatıyor. Aslında belki de bunların yazılması gerekir.

Side'de tarihi değerlerin üzerine atılmış çöpler

Side’de tarihi değerlerin üzerine atılmış çöpler.

Oysa Aspendos’a sadece 35 kilometre uzaklıktaki Side’de, sadece turizm adına antik değerlere ne kadar zarar verildiği konuşulmazken, bir anda bu haberin herkesin gündemini oluşturmasındaki tehlike yadsınamaz. Basın, değerleri korumalıdır. Bunu amaç edinmiş tüm basın mensupları saygındır. Ancak habercilik sorgusuz sualsiz yapılamaz.

Üçüncü Aşama: Bu Bir Reklam Çalışması Olabilir

Bir diğer taraftan bakıldığında, Anadolu coğrafyasının her yerinde antik değerler kendini gösteriyor. Sadece Antalya’daki saymakla bitmeyen birçok antik kent ziyaretçi bekliyor. Ama bölgenin en bilinen değeri Aspendos oluyor. Bu da ancak böyle reklam çalışmaları ile olabilir.

Bazı sanat ekiplerinin yeni eserlerini Aspendos’ta sergilemek istemesi, fakat buranın eski bilinirliğini kaybetmiş olması, bu haberi karşımıza çıkarmış olabilir. Belki biraz uç bir komplo teorisi, ama bazen ‘yaratıcı’ reklam ekipleri böyle çalışır.

Çok Aşamalı Bakmak Bizi Gerçeğe Götürür

Aspendos haberi bize gösterdi ki, çok taraflı ve biraz kuşkucu baktığımız her haber dökülüyor. Böyle bilgiler, herhangi bir yerden basına servis ediliyor ve özellikle ana akım medya durumu biraz da abartarak haber yapıveriyor.

Her bireyin birer haber kaynağı olduğu günümüzde, doğrulama, bilginin kaynağını öğrenme ve uzmanlardan yardım alma fikrinden sapmamak gerekiyor.

Gök Taner | İnadına Haber

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:14:58+00:00 29 Eylül 2015|

Leave A Comment