İnsanca Bir Yaşam İçin Geçmek İstiyorlar, Avrupa Reddediyor, Türkiye’de Baskı Sürüyor

Uzun zamandır, İzmir, İstanbul ve Ankara’da yaşayan göçmenler, gerek toplumsal gerekse bürokratik baskılar yüzünden oldukça zor durumda. Ancak bu sorun, Avrupa’nın göçmenlerle ilgili net tavrını belli etmesi ve yaşanan ölümlerle giderek gündeme oturdu.

IMG_9095Bugün Edirne’de Avrupa ülkelerine geçmek için bekleyişlerini sürdüren göçmenler için Göçmen Dayanışma Ağı, bugün eş zamanlı olarak hem İstanbul’da hem de Ankara’da basın açıklaması yaptı.

Ankara’da Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde yapılan açıklamada Edirne’de yaşatılan insanlık ayıbı gözler önüne serildi. Dezenformasyonlara dikkat çeken Göçmen Dayanışma Ağı hem yaşanan sorunun taraflarını belirtti hem de göçmenlerin sesi olmaya çalıştı.

Açıklamada; göçmenlerin Eylül başından bu yana sosyal ağlar üzerinden örgütlendiği belirtilirken, sanıldığı gibi sınırların açılacağı dedikodusu üzerine değil, yasal, güvenli ve insani geçiş taleplerini AB’ye ve Türkiye’ye duyurmak için sınıra gelme kararı aldıkları açıklandı. Ayrıca göçmenlerin kendi ifadeleri ile “Talebimizi elde edene kadar belki günlerce, belki haftalarca sınırda beklemeye devam edeceğiz, amacımız bu ölüm yolculuğuna son vermek ve göçmenlerin sınırları güvenli ve yasal olarak geçme hakkını savunmak. Artık kimsenin Avrupa’ya gitmek için kendi ekonomik çıkarlarından başka hiçbir şeyi düşünmeyen o insan kaçakçılarıyla işbirliği yapmasını istemiyoruz,” dedikleri belirtildi.

Göçmenlere Polis Ablukası

Örgütlenerek sayıları binleri bulan göçmenlerin çoğunluğu Suriyeli, fakat Afganistan, Irak ve diğer bölgelerden savaş nedeniyle göçen kişiler de kitlenin içinde bulunuyor. Kitle, önce İstanbul Esenler’de ve Edirne Otogarı’nda polis tarafından defalarca durduruldu ve ablukaya alındı. Desteğe giden grupların göçmenlerin yanına geçmesi engellendi. Yabancı kişileri otobüs bileti satılması kanunsuz olarak yasaklandı. Bugün Edirne’deki göçmenler, Kırkpınar Stadyum’unda yalnızca 3 adet ücretli tuvaletin olduğu bir ortamda zorla tutuluyor.

Asıl amacın kitlelerin küçük gruplar halinde tutulmak istenmesi olduğu belirtildi. Çeşitli engellemelerle grupların bir araya getirilmediği açıklandı.

“Yemek istemiyoruz, su istemiyoruz, insani yardım istemiyoruz, sınırı kara yoluyla geçmek istiyoruz. Ya geçeceğiz ya da burada öleceğiz!”

Ne pahasına olursa olsun Avrupa’ya geçip insanca bir yaşam yaşamak isteyen göçmenlerin, sözde iyi niyet IMG_9110gösterilerinden sonra, eylemlerini bitirmeleri için tehdit edildikleri söylenirken, zorla bir yerlere taşınmaları istendiği belirtildi.

Göçmenlerin olumsuz şartlarda, fahiş fiyatlı konutlarda, hiçbir çalışma ve yaşam güvencesi olmadan yaşadıkları aşikar. Ancak kara yoluyla geçişe izin verilmezse daha insancıl bir yaşam için kaçmaya çalışan göçmenlere bırakılan tek çare deniz yolu. Bu yüzden “Daha iyi bir hayata kavuşmak için Türkiye’den Yunanistan’a yola çıkan kardeşlerimiz her gün ölümcül tehlikeleri göze alıyor ve bu güne kadar çok fazla kardeşimizi bu yolda kaybettik” diyerek güvenli sınır geçişi haklarını savunmak amacıyla bu eyleme devam etmek istiyorlar.

“Bu göçmenlerin değil sınırların krizi.”

Göçmen Dayanışma Ağı, medyanın tüm gücüyle göçmen krizi olarak göstermek istediği bu olayın aslında bir sınır krizi olduğunu belirtirken, “İnsanları korumak yerine sınırları korumayı seçen devletlerin sınır politikalarının iflasıdır,” dedi.

Ayrıca Göçmen Dayanışma Ağı “Sınırlara hayır, güvenli ve insani geçiş yolları açılsın!” diyerek taleplerini sıraladı;

    • Türkiye otoriteleri Edirne sınırına ulaşıp eylemlerini sürdürmek ve sınırı aşmak isteyen göçmenlere karşı baskılayıcı tutumundan vazgeçmeli,
    • Türkiye Avrupa ülkeleriyle sınırlarını gevşetmek için diplomatik görüşmelere başlamalı,
    • Türkiye’deki mültecilerin yasal statüleri, sosyal ve ekonomik hakları tanınmalı, ve bu haklara erişimi için altyapı çalışmaları yapılmalı,
    • Göçmenlerin bulundukları ilden başka illere seyahatini engelleyen yönetmelik yürürlükten kaldırılmalıdır.

Gök Taner | İnadına Haber

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:15:01+00:00 21 Eylül 2015|

Leave A Comment