Roboski Katliamı 45. Ayında Anıldı

Roboski Katliam’ının 45. Ayında Ankara Yüksel Caddesi’nde basın açıklaması yapan Roboski için Adalet Girişimi, barış vurgusu yaparken “Sınırlarımızın içinde/dışında savaşın değil barışın hakim olmasını istiyoruz,” dedi.45. Roboski Anması 

Basın açıklamasında birçoğu çocuk 34 kişinin katledildiği olayın üzerinden 1370 günün geçtiğine dikkat çekilirken, katliamın sorumlularını cezalandırmayan devletin savaşı tırmandırmaya çalıştığı vurgusu yapıldı.

Basın açıklamasının devamında ise şu sözlere yer verildi:

“Roboski ve katliamlarda öldürülen insanlarımız başta olmak üzere, tüm ölümlere neden olan bu savaşı istemiyoruz.

Barış içinde, adaletli, eşit, kardeşçe ve insanca yaşamak istiyoruz.

7 Haziran seçimlerinde istediği sonucu alamayan Cumhurbaşkanı ve fiili hükümet, bunun faturasını yine biz halklara ve kendisi gibi düşünmeyenlere kesiyor.

20 Temmuz’daki Suruç katliamı ile başlattıkları savaşı, coğrafyanın her yanına yaymaya çalışarak devam ettirmeye çalışıyor devlet ve cumhurbaşkanı.

Suruç Katliamı’nın ardından Varto ile başlayan; Silvan, Lice, Yüksekova, Cizre,  ve şimdi de Bismil ve Sur’la devam eden, şehrin ortasında devletin halkına havan topları gibi ağır silahlarla saldırması sonucunda yaşanan sivil ölümler, bir savaş hükümeti ile karşı karşıya olduğumuzun kanıtıdır. Son iki aydır devletin uyguladığı “sokağa çıkma yasağı”, resmi ağızdan katliamların ve ölümlerin ön habercisi olarak gelmekte. ‘90’lı yılları’ aşan bu karanlık, şimdi ve en son da Elif’imizi bizlerden aldı.

İki yılı aşkın bir süredir devam eden “çözüm süreci” masasını hükümetin devirmesi ile birlikte gelişen savaş ortamının sonuçları ortada. Yüzlerce ölüm, köy yakmalar, sokak ortasında cinayetler ve boşaltılan yaşam alanları… Barışın kaçınılmazlığını gözler önüne seren bu sürecin derhal bitirilmesini ve ülkenin siyasal-toplumsal sorunlarının aklıselim bir şekilde yeniden masaya dönülerek, çözüme kavuşturulmasını istiyoruz. 

Ve Roboski.

Adaletin etrafından dolanarak bugüne kadar getirilen ve sorumluları ortaya çıkarılmayan Roboski Katliamı’nda, bugün devletin birbirine düştüğünü ve gerçeği örttüğünü yeniden öğrenmiş bulunuyoruz.

Genelkurmay’ın soruşturmayı yürüten makamlara bildiriminde, İnsansız Hava Aracı görüntüleri izleme yetkisi de olmayan MİT’in “Doğruluğu kuvvetle muhtemel” notlu istihbaratı üzerine katliama sebep olan bombalamayı yaptığı ortaya çıktı.

Roboski Katliamı dosyasına giren; “İHA’yı (insansız hava aracı) kullanan yüzbaşı ile İHA Filo Komutanı, Sınır Tümen Komutanı, Jandarma Komanda Tugay Komutanı, 2. Ordu İstihbarat Komutanı’na kadar birçok askerin, grubun kaçakçı olduğu yönünde üstlerini uyarmaya çalıştıkları, ancak bombardımana karar verilince kendilerinin bilmediği önemli bir bilginin Genelkurmay’da olduğunu düşündüklerini belirten” asker ifadelerine ulaşıldı.

Dosyadaki en acı verici ifadelerden bir diğeri de; “Grubun kaçakçı olduğunu düşünen İHA kullanıcısı subayın, savaş uçakları için hedefi lazerle işaretlemekle görevlendirildiğini” anlatması oldu.

Yeni ulaşılan ve adaletten kaçırılan bu tanık ve şüpheli ifadeleri de gösteriyor ki, Roboski Katliamı’nın sorumluları bellidir ve adaletten kaçırılmaktadır. Başta Roboski Katliamı olmak üzere devlet; geçmişi ile yüzleşerek işlenen tüm katliamların sorumlularını yargı önüne çıkarıp, barış ve adaletin yeniden tesisi için kendisiyle birlikte yargılamalı ve cezalandırmalıdır.

Yineliyoruz; Talebimiz suçluların bulunmasıyla gerçekleşecek olan vicdani sorumluluğumuz değildir sadece. Talebimiz; yüzleşmenin getireceği aydınlık dünya ve barış içindir. Katliam ve cezasızlığın neredeyse bir kültüre dönüştüğü ülkemizde sessiz kalmadığımız, sesimizi ve sözümüzü yükselttiğimiz takdirde özlemini duyduğumuz çoğulcu bir düzeni sağlayabileceğimiz kesindir.

Biz şunu çok iyi biliyoruz, “Adalet yüzleşmeyle başlar, yüzleşme olmadan adalet olmaz. Ve yeniden vurguluyoruz. Yüzleşme yoksa adalet de yok, adalet yoksa barış da yok. Roboski devletin adalet sınavıdır.

Sınırlarımızın içinde/dışında savaşın değil barışın hakim olmasını istiyoruz.”

Gök Taner | İnadına Haber

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:14:58+00:00 29 Eylül 2015|

Leave A Comment