4+4+4 eğitimde eşitsizlik getirdi: Kız çocukları sistemin dışına itiliyor

Eğitim Sen Kadın Sekreteri Ebru Yiğit, 29 Eylül 2015’de KESK Genel Merkezi’nde yaptığı açıklamada kamuyounda 4+4+4 olarak bilinen eğitim modeli sonucunda 36 bin 401 kız öğrencinin eğitiminin sonlandığını belirtti.

KESK Genel Merkezi’nde yapılan basın toplantısına KESK Genel Sekreteri Sakine Esen Yılmaz, Genel Eğitim Sekreteri Elif Çuhadar, Genel Basın Yayın Sekreteri Hanım Koçyiğit ve Merkez Kadın Sekreteri Ebru Yiğit katıldı.

Eğitim Sen Kadın Sekreteri Ebru Yiğit, 2014 yılında ortaokuldan mezun olan 36 bin 401 kız çocuğunun bu eğitim-öğretim döneminde açık liseler de dâhil olmak üzere hiçbir orta öğretim kurumuna kayıt yaptırmadığını açıkladı.

Eğitim ve bilim emekçisi kadınlar ile kız çocuklarının eğitim öğretim yılına dezavantajlı olarak başladığının ve milyonlarca kız çocuğunun eğitim hakkını kullanmasının zorlaştırıldığının ifade edildiği açıklamada, kız çocuklarının %93’ünün, erkek çocuklarının ise %95’inin ilkokula gittiği, ancak okula giden kadın – erkek sayısındaki en büyük farkın üniversite eğitiminde yaşandığını ifade etti.

“Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi verileri 4+4+4 ile örgün eğitimin 12 yıla çıktığının koca bir yalan olduğunu göstermektedir”

İlköğretim çağında olup da okula gitmeyen kız ve erkek çocuk sayısı arasında 600 binden fazla fark olduğunu belirten Yiğit, 4+4+4 eğitim sisteminin, çocuk yaşta evlendirilmeyi teşvik ettiğini, çocuk işçiliği ve sömürüsünü yaygınlaştırdığını, özellikle kız çocuklarını sistemin dışına ittiğini aktardı. Yiğit: “Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi verileri 4+4+4 ile örgün eğitimin 12 yıla çıktığının koca bir yalan olduğunu göstermektedir” dedi.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Sadece son iki yılda açık lisede okuyan öğrenci sayısına oranla 458 bin kişi artmış ve örgün eğitim sisteminin dışına çıkan kız çocuklarının ne yaptığı araştırılmamıştır. Son yıllarda çocuk yaşta evlilik sayısındaki artış ise hepimizi kaygılandırmaktadır. Ayrıca 2014-2015 eğitim öğretim yılının başladığı bugünlerde MEB’in örgün eğitime kayıt yaptıran kız öğrenci sayısını açıklamaması ise kaygılarımızı daha da artırmaktadır.”

Birçok okulun İmam Hatip okuluna çevirilmesine de değinen Yiğit, çocuğunu İmam Hatip’e göndermek istemeyen ailelerin ise özel okullara mecbur bırakıldığını söyledi.

Yiğit şöyle devam etti: “Eğitim öğretimin onlarca acil çözüm bekleyen sorunlarını görmeyerek 1 milyon 200 binin üzerinde imam hatip öğrencisinin olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimin asıl hedefini açıkça dile getirmiştir. 2012-2013 eğitim-öğretim yılında 730´u bağımsız, 369´u imam hatip lisesi bünyesinde toplam 1099 imam hatip ortaokulu varken 2014-2015 eğitim-öğretim yılında 1.219´u bağımsız, 378´i imam hatip lisesi bünyesinde toplam bin 597 imam hatip ortaokulu bulunmaktadır. İmam hatip ortaokullarındaki sayısal artış sadece okul sayısı ile sınırlı değildir. 2012-2013 eğitim-öğretim yılında imam hatip ortaokullarında okuyan toplam öğrenci sayısı 94 bin 467 iken, 2013-2014 eğitim öğretim yılında bu sayı 140 bin 15´e yükselmiş, 2014-2015 eğitim öğretim yılında ise bir önceki yıla göre yaklaşık 3 kat artarak 385 bin 830 olmuştur.”

2014 yılında açıklanan “Dünya Cinsiyet Eşitsizliği” raporunda, 125. sırada bulunan Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eğitim alanında büyük reformlar yapıldığının aksine bir tablo çizmektedir.

Rapordan bazı satır başları…

  • Kız çocuklarının %93’ü, erkek çocuklarının ise %95’i ilkokula gidiyor.
  • Okullaşma oranlarındaki en büyük fark üniversiteeğitiminde yaşanıyor. Erkeklerin üniversiteye gitme oranları kadınlara göre %11 daha fazla.
  • Kadınların %92’si erkeklerinse %98’i okuma yazma biliyor.
  • İnternet kullananların sadece %35’ini kadınlar oluşturuyor.
  • Üniversitelerde araştırma faaliyetlerine katılanların üçte ikisi erkek.
  • Her dört kadından biri part time çalışırken erkeklerin ise sadece %6’sı part time çalışıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu

[TÜİK] de, bu raporu doğrular nitelikte veriler sunuyor.
6 yaş ve yukarı nüfus içinde okuma yazma bilmeyen kadınların oranı %8, aynı durumdaki erkeklerin oranı %1,7. Yani okuma yazma bilmeyen her yüz kişiden 78’i kadın.

Eğitim-Sen’den yapılan açıklamada, eğitimi dini referanslarla yeniden oluşturan AKP’nin milyonlarca çocuğun parasız, laik, bilimsel ve anadilinde eğitim hakkını görmezden geldiği belirtildi.
“Okula başlaması gereken çocuklar devlet tarafından katledilirken, tekçi ve asimilasyoncu eğitim sistemi içerisinde anadil hakkı engellenmektedir. MEB’in 2014 yılında açıkladığı verilere göre Kürt nüfusunun yoğun olarak yaşadığı bölgelerde; erkek çocukları kız çocuklara göre daha fazla okula gitmektedir. Ortalama %6-7’ye denk gelen bu fark; anadilde eğitimin ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunun göstergesidir.”

Haber: Onur Metin / İnadınaHaber .org

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:14:58+00:00 2 Ekim 2015|

Leave A Comment