Ankara Katliamı Soruşturmasında Kirli Bir Komplonun İzleri

10 Ekim günü Barış Mitingi öncesinde Ankara Tren Garı önünde (Barış Meydanı) gerçekleştirilen bombalı saldırı sonucunda 105 yurttaşımızın hayatını kaybettiği Ankara Katliamı soruşturmasında dün gözaltına alınan 11 kişiden 4’ü tutuklandı. Yürütülen soruşturmada isimler açıklanmazken serbest bırakılanların ifadeleri hükümetin kirli planlarının devam etmekte olduğunu ortaya koydu.

18 Ekim günü Ankara Katliamı soruşturması kapsamında patlama sonrasında gözaltına alınan 11 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi’ne getirildi. Savcılık ifadelerinin ardından 6 kişi tutuklama kararı ile nöbetçi Sulh Ceza mahkemesine sevkedilirken 6 kişiden 4’ü hakkında tutuklama kararı çıktı. 2 kişi ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Tutmayan Komplo Adliye’de Bozuldu

Savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edilmeden serbest bırakılan HDP üyesi Mehmet Serhat Polatsoy’un açıklamaları ise hükümet’in, Ankara Katliamı soruşturmasının yönünü ‘İslam ve AKP’ güdümlü IŞİD’den Kürt siyasi hareketine yöneltme çabalarını açığa çıkarttı.

Canlı bomba oldukları tespit edilen Yunus Emre Alagöz ve Ömer Deniz Dündar’ın mensubu olduğu Dokumacılar grubu’nun IŞİD ve devletin de kurucularının arasında olduğu AŞİH (Ahrar-Ül Şam İslami hareketi) ile bağlantıları ve bu örgütlerin uyuyan hücrelerinden olduğuna dair resmi deliller teker teker günışığına çıkarken hükümetin, katliam sonrasında üzerine çevrilen oklardan kurtulma çabası giderek çaresiz bir al alıyor.

Bu kapsamda AKP’nin katliamdaki sorumluluğunu gizlemek için katliamı HDP ve Kürtlerle ilişkilendirme arayışları sonucu komplovari bir tarzla gözaltına alındıktan sonra savcılıkta serbest bırakılan Mehmet Serhat Polatsoy, gözaltına alınmasını ve yaşadıklarını aktardı.

HDP'liPolatsoy_20151018Kontrgerilla Yine Kirli, Yine Devrede

Evine baskın yapan polislerin eve ayakkabılarla girerek her yeri dağıttığını, aramadan sonra götürüldüğü emniyette gözlerinin bağlandığını ve ters kelepçe takıldığını söyleyen Polatsoy “Terörle mücadeleye bağlı olduğunu düşündüğüm bir odaya beni götürdüler. Birisi o odada bana ‘Hain Serhat’ hoş geldin dedi” ifadeleriyle yaşadıklarını anlattı.

Bu ifadeye, “Hain ve alçak olan sizlersiniz” sözleriyle karşılık verdiğini belirten Polatsoy, verdiği bu karşılıktan sonra başka bir odaya alındığını ve kontrgerilla daire başkanı olduğunu ifade eden bir şahsın kendisini sorguladığını söyledi. Odada kendisini bir buçuk saatte yakın ayakta beklettiklerini belirten Polatsoy, “Aynı ses ‘Hain bu oda çok pis kokuyor’ dedi. Sonra ‘Ben senin ismini duyduğum zaman 232 km. yolu senin için geldim. Ben polis değilim. Ben kontrgerillayım. Sana yüzümü gösterecek kadar enayi değilim. Seni yıllardır takip ediyorum. Sen normal molotofçu değilsin’ dedi. Buna karşılık ben de köşe yazarı olduğumu söyledim. Bu adamı özel olarak benim için getirmişlerdi” şeklinde konuştu.

“Yargı bizim elimizde, işi uzatma ve suçlamaları kabul et”

Polatsoy, kendi kullandığı Twitter hesabı dışında ikinci bir Twitter hesabı kullandığını kabul etmesinin kendisine dayatıldığını belirterek, kendisini sorgulayan şahsın “20 yılla yargılanacaksın. 6 bin yazar var niye seni seçtik biliyor musun? Bilmiyorsan ikinci Twitter hesabın olduğunu kabul et sana söyleriz” dediğini aktardı. Polatsoy, kendisini sorgulayan şahsın ayrıca “Polislerimiz iyi fezleke hazırlar biliyorsun. Savcılarda seni tutuklar, o yüzden suçlamaları kabul et” sözleriyle de tehditte bulunduğunu vurgularken, dayatılanları kabul etmeyince kendisini sorgulayan şahsın gittiğini belirtti.

Sonuçsuz Sorunun Ardından Başlayan İşkence

Polatsoy, kendisini kontrgerilla elemanı olarak tanıtan şahıs gittikten 15 dakika sonra yüzüne sert bir cisimle vurmaya başladıklarını belirterek, yaşadığı işkenceyi anlattı: “‘Şimdi seni kim kurtaracak’ dediler. Sonra bana bayılıncaya kadar şiddet uygulamaya ve beni ayakta tutmaya devam ettiler. Beni ayağa kaldırıp vuruyorlardı. Copla saldırıyorlardı.” Yaklaşık 5-6 saat boyunca işkencenin sürdüğünü anlatan Polatsoy, koluna girip nezarete götüren iki kişinin ise falakaya yatırma ve copla tecavüz tehdidinde bulunduğunu söyledi.

Ankara’da ise psikolojik şiddetin devam ettiğini ifade eden Polatsoy, “Polislerden biri ‘pimi çeken namussuz bu mu?’, bir diğeri ise ‘Fuat Avni’ dedikleri şerefsiz bu mu?’ şeklindeki ifadelerle sözlü saldırılarda bulundu” diyerek yaşadığı psikolojik tacizleri aktardı. Savcılık sorgusunda sadece kendisine twitter hesaplarının ve yapılan paylaşımların sorulduğunu kaydeden Polatsoy, kendisi üzerinden yapılmak istenen komplonun boşa çıktığını ifade etti. Polatsoy, savcılık ifadesinde kendisine yapılan işkence nedeniyle de şikayetçi olduğu bilgisini aktardı.

– VU/İnadına Haber / 19 Ekim Pazartesi –

Haber Kaynağı: Özgür Gündem, DHA

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:14:46+00:00 19 Ekim 2015|

Leave A Comment