Devlet’in ‘Görmediği’ Canlı Bombaları Halk Teşhis Ediyor

Ankara’da TTB’nin açıklamalarına göre en az 105 yurttaşımızı kaybettiğimiz katliam sonrasında, katliamı yaşayanların ifadeleri patlamaya sebep olan canlı bombaları açığa çıkartmaya başladı.

Katliamdan yaralı kurtulan Tüfek: “HDP kortejinde patlatılan canlı bomba kadındı”

CanliBombaTaniklari-Tufek_20151012Ankara’da Barış Mitingi’ne yapılan bombalı saldırının 2 canlı bomba tarafından yapıldığı ve bunlardan birinin erkek olduğu dün yapılan incelemeler sonucu tespit edilirken, diğer canlı bombanın ise kadın olduğu yönündeki bilgiler ağırlık kazanıyor. Kalabalık kitle içerisinde patlayan canlı bombanın erkek olduğu, HDP kortejindeki canlı bombanın ise kadın olduğu iddia ediliyor.

Dicle Haber Ajansı’nın (DİHA) haberine göre; Mardin’in Kızıltepe ilçesinde kardeşi, nişanlısı ve arkadaşı ile birlikte mitinge katılan Gülbin Tüfek, HDP kortejindeki saldırıyı gerçekleştiren canlı bombanın kadın olduğu yönünde anlatımlarda bulundu.

Patlamanın gerçekleştiği HDP kortejinin önünde taşınan ana pankartın hemen arkasında yürüyen Tüfek’in, patlamada arkadaşı ve nişanlısı ağır yaralanırken, kendisinin ise kulak zarları patladı. Gülbin Tüfek, Nişanlısı Felemez Öner ve arkadaşı Seher Erdem’in İbni Sina Hastanesi’nde tedavileri sürüyor.

‘Kısa boylu, siyah pardesülü bir kadındı’

HDP’nin kortejinde en önde Barış Anneleri’nin ve kadınların yer aldığını söyleyen Tüfek, dikkatini çeken siyah pardesülü ve başı kapalı olan bir kadının olduğunu söyledi. Kadının kısa boylu, buğday tenli, yuvarlak ve geniş yüzlü biri olduğunu belirten Tüfek, kadının en önde HDP’nin ana pankartını taşıdığını ve elinde Şırnak’ta polisler tarafından infaz edilen Hacı Lokman Birlik’in resminin bulunduğunu kaydetti.

“Kadının elindeki pankartı tutmamdan hemen sonra patlama oldu”

Söz konusu kadının canlı bomba olduğunu iddia eden Tüfek, sakin olmaya çalışan kadının ara ara tedirgin olduğuna dönük gözlemlerini aktardı. Patlamadan birkaç saniye önce canlı bomba olduğunu iddia ettiği kadının, ellerinin yorulduğunu söyleyerek pankartı kendisinin tutmasını talep ettiğini belirten Tüfek, patlamadan önce yaşadıklarını şöyle aktardı:

Pankartı tutmam ile birlikte bomba patladı. Zaten garın kameralarında da görülür kadın. Çünkü en başta duruyordu. Pankartı tutmuştu. Elinde de Hacı Birlik’in fotoğrafı vardı. Sakindi ama sürekli etrafına bakıyordu. Ara ara tedirginlik yaşıyordu. Hata kadınla birkaç defa göz göze geldik. Ama o an insan şüphelenemiyor işte. Ve yanında tanıyabileceği hiç kimse yoktu. Tek başınaydı. Kadını görsem tanırım. Zaten pankartı tutur turmaz kadının birkaç adım geriye gitmesiyle birlikte patlama gerçekleşti. Eğer kadın yanımda olsaydı şimdi yaşamıyor olacaktım. Ancak yanımdaki insanların hepsi yerde kanlar içindeydi. Benimde sırt çantam dolu olduğu için bana bir şey olmadı. Çantam paramparça olmuştu. Bomba yakında patladığı için kulak zarlarım patladı.

“Kortejdeki patlamanın hedefi kadınlardı”

Yaralandıktan sonra kendi imkanlarıyla ticari taksiye binip hastaneye gittiklerini söyleyen Tüfek, polislerin adeta yaralıların ölmeleri için çaba sarf ettiğini ifade etti. Tüfek, canlı bombanın özellikle HDP’nin kortejinde bulunan kadınları hedef aldığını iddia etti.

Patlamada oğlu yaralanan Altun: “Oğlum bombacıyı görmüş, elinde pim varmış”

CanliBombaTaniklari-Altun_20151012Ankara’daki bombalı saldırılarda yaralananlardan Abdulselam Altun’un babası Mehmet Ali Altun, oğlunun bombacıyı gördüğünü anlattığını söyleyerek, çocuğunun bombacıyı gördüğünü ve “Ben ‘bomba’ dedim, bu adam panikledi, kaçtı. Ama elindekini çantayı bıraktı, sonra da bir şeye bastı, ortalık ateş oldu” diye aktardığını ifade etti.

Hastanede yaralı olarak yatan Abdulselam Altun’un babası, basın mensuplarına oğlunun hastaneye kaldırılmadan önce bombacıya ilişkin görgü tanıklığını aktardı.

Hayatını kaybeden ailemden, tanıdığım insanlar var. Benim 3 çocuğum patlamada yaralandı. Ne yapacağımızı şaşırmışız. Bunun sorumlusu kim? Biz kimin vatandaşıyız?” diye soran Altun, “Bize böyle ezbere kimlik vermesinler. Akşam yatmadık. Biz gidiyoruz ama nerede nasıl olacağını bilmiyoruz. Kadir’in cenazesini zor bulduk. Olmaz böyle bir şey ? Cumhurbaşkanı kimin Cumhurbaşkanı? Bizim çocuklarımız sadece barış istiyor. Ellerinde silah mı vardı? Polis niye önlem almıyor. Ayağı kopan çocuğum öğretmendi. Niye bunun hayatıyla oynuyorsunuz?” diye konuştu.

“Benim çocuğum barış için gelmişti”

Baba Mehmet Ali Altun, oğlunun öğretmen olduğunu söyleyerek; “Buraya bomba atmaya gelmedi. Benim çocuğum buraya karıncanın bile hakkını savunmak için geldi. Diğer oğlum bilgisayar mühendisi. Yani bunlar buraya bomba atmaya gelmedi, barış için geldi. Ne hakkınız var? Bizim karşımıza inat olsun diye polisi…. Ya polis de bizim polisimiz, asker de bizim askerimiz. Kesinlikle bunu ayırt etmeyin. Ama ayırt eden kendisidir. Kendisi ne yapmaya çalışıyor? Ayrımcılık yapıyor. Başka ülkelerde köprü yıkılıyor, oranın sorumlusu istifa ediyor. Bakın size söylüyorum; Biz Kürdüz. Aslını inkar eden haramzadedir,” diye konuştu.

Altun’un, oğlunun bombacıya dair tanıklığı konusunda aktardığı ifadeler şu şekilde:
Bütün dünya basınına söylüyorum. Bombacının sırt çantası vardı, sakallıydı. Çocuğum bombacıyı görüyor. Oğlum dedi ki ‘Ben ‘bomba’ dedim, bu adam panikledi, kaçtı. Ama elindeki çantayı bıraktı, sonra da bir şeye bastı, ortalık ateş oldu.’ Çocuğumun bütün yüzü, saçları, elbiseleri yanmış. Çocuğumun ayakları kopmuş. Bombacı öldü mü ölmedi mi bilmiyorum. Çocuğum bombacıyı görmüş. Kendisi elindeki bombayı bırakmış, elinde pim varmış. Oğlum ‘Bastığında üstüme ateş geldi’ dedi.

– VU/İnadına Haber / 12 Ekim 2015 Pazartesi –

Kaynak: DİHA, Radikal, Demokrat Haber

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:14:52+00:00 12 Ekim 2015|

Leave A Comment