Hesap Soracaksak Önce Bir Hatırlamak Gerek! – #unuttunmu?

İçinde yer aldığımız ve sürekli bizim kanımızla yazılan yakın tarihimiz –bu coğrafyanın bir cilvesinden olsa gerek– devamlı olarak unutulmaya mahkum ediliyor, unutturulmaya çalışılıyor, iktidar sahipleri pek çok zaman da başarıya ulaşabiliyor ne yazık ki. Belki de en çok bu sebepten, acılar daha kabuk bile bağlayamadan yakın tarih bile üzerimizde tekerrür edip duruyor.

Önümüzdeki Pazar günü belki son bir fırsat geçiyor elimize, hayatlarımız ve geleceğimizle oynayanlara hakettikleri bir cevap verebilmek üzere. Ama önce bir hatırlamak gerek yaşanan vicdansızlıkları, sineye çekilen acıları, bir türlü dinemeyen sızıları;

– 31 Mayıs 2011:  Dönemin Başbakanı Erdoğan’ı protesto ederken Polisin yoğun gaz bombaları ve tazyikli su ile uyguladığı orantısız güç sonucunda öğretmen Metin Lokumcu, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

– 28 Aralık 2011: Roboski(Uludere)’de çoğu çocuk 34 kişi uçakla bombalanarak katledildi. Olayın arkasındakiler cezalandırılmadı.

– 11 Mayıs 2013: Reyhanlı’daki Katliam’da 52 kişi hayatını kaybetti. 146 kişi yaralandı. Daha sonra yetkililerin patlayan araçlardan haberdar olduğu ortaya çıktı.

01 Haziran 2013: Gezi Direnişi sırasında, Ahmet Şahbaz’ın ateş açması sonucu, Ethem Sarısülük hayatını kaybetti. Daha sonra Şahbaz’ın cezası hukuksal bir oyunla affedildi (Ağır yaralı olarak hastaneye kalan ve uzun sürede komada kalan Ethem, 15 Haziran’da yaşam mücadelesini kaybetti).

– 04 Haziran 2013: Gezi direnişi sırasında Ali İsmail, polis ve esnaf tarafından dövülerek öldürüldü. Daha sonra dönemin başbakanı esnafları güvenlik sorumlusu ilan etti (Öldüresiye dövüldükten sonra hastaneye kaldırılan ve komaya giren Ali İsmail, yaşam mücadelesini 10 Temmuz tarihine kadar sürdürebildi).

– 13 Mayıs 2014: 301 kişinin öldüğü Soma Katliamı sonrasında tepkisini gösteren vatandaşa dönemin başbakanlık müşaviri Yusuf Yerkel tekmeyle saldırdı.

– 07 Kasım 2014: Yırca Köyü’nde Termik Santral yapmak amacıyla, köylünün sahip olduğu 6 bin zeytin ağacı bir gecede imha edildi.

– 04 Haziran 2015: Erzurum’da faşist bir grup, HDP seçim aracını içindeki şoförle birlikte yakmak istedi. Araç yanarken, içindeki şoför, neyse ki kurtuldu.

– 11 Temmuz 2015: Rize’de Yeşil Yol isimli doğa katliamına ‘dur’ diyen köylüye jandarma saldırdı. Olayda ön plana çıkan Havva Nine, daha sonra Cumhurbaşkanı tarafından terörist ilan edildi.

– 20 Temmuz 2015: Kobane’ye oyuncak götürmek için Suruç’ta toplanan sosyalist gençler, Başbakan’ın ‘bir grup öfkeli genç’ dediği IŞİD bombacısı tarafından katledildi.

– 12 Ağustos 2015: Ağrı Diyadin’de fırıncıda çalışan 2 çocuk Özel Harekat tarafından katledildi. Sonrasında çocuklara gerilla kıyafeti giydirmeye çalışan özel harekat polislerine direnen mahalleli, polis tarafından darp edilerek tutuklandı.

– 20 Ağustos 2015: Erzurum’daki cenazede tepkisini gösteren asker yakınına, ‘Cumhurbaşkanına Hakaret’ten dava açıldı.

– 08 Eylül 2015: Kırşehir’de AKP ve MHP’li oldukları ortaya çıkan kişiler tarafından bir kitapçı ve HDP binası, içeride insanlar olmasına rağmen ateşe verildi.

– 08 Eylül 2015: Cizre’de sokağa çıkma yasağı sırasında öldürülen kişilerin cenazesini kadınlar, yine sokağa çıkma yasağı nedeniyle ancak ‘beyaz bayrakla’ defnedebildi.

– 18 Eylül 2015: Edirne’de Avrupa’ya geçmek isteyen mülteciler, polis barikatıyla engellendi, yardım etmek isteyen kişiler ve bazı mülteciler gözaltına alındı.

– 01 Ekim 2015: Ankara’nın Cebeci semtinde Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir otobüs, durağa girerek onlarca kişiyi öldürdü, daha fazlası yaralandı.

– 03 Ekim 2015: Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde 50 yaşındaki Ahmet Sönmez polislerin ateş açmasıyla, evinin kapısının önünde katledildi.

– 03 Ekim 2015: Şırnak’ta Hacı Lokman Birlik’in cenazesi Akrep isimli araç arkasına bağlanarak sürüklendi. Daha sonra polislerin faşizan sözlerinin de olduğu kayıt ortaya çıktı.

– 04 Ekim 2015: Diyabakır’ın Silvan ilçesinde sokağa çıkma yasağını bahane gösteren polis, bir gazetecinin kafasına silah dayadı.

– 10 Ekim 2015: Ankara Garı önünde, Başbakan’ın ‘birkaç öfkeli genç’ dediği IŞİD tarafından patlatılan bombayla, 100’den fazla barış isteyen insan hayatını kaybetti, çok daha fazlası yaralandı.

– 18 Ekim 2015: İstanbul’da polislerin evine yaptığı baskında galoş giymeleri için polisleri uyaran Dilek Doğan, polis kurşunuyla katledildi (Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Dilek, 25 Ekim 2015’te yaşam mücadelesini kaybetti).

Halen Yaşanıyor: Devlet sansürü ile haber siteleri kapandı, basın mensuplarına davalar açıldı ve kaçırılarak korkutulmak istendi. Gazete ve dergiler toplatıldı, okurları terörist ilan edildi.

Elbette bunlar sadece satırbaşları. Bir hatırlatmak istedik sizlere, şu kısacık zamanda neler yaşanmış, ne değerli canlar yitmiş, erk sahibi onursuzlar onuruyla yaşamaktan başka uğraş bilmeyenlere ne eziyetler etmiş, ediyorlar…
Unuttuk sanılmasın burada adını anamadığımız, şu sayfaya sığdıramadığımız yüzleri, binleri; hepsinin önünde saygıyla eğilmek de boynumuzun borcudur.

1 Kasım’da geri alamayız bu yaşananların hiçbirini ama, insan onurunu yaşatabilmek, bu ülkenin asıl sahibi halklara reva görülenlere bir ‘dur’ diyebilmek, tekerrür ettirilen tarihin gidişatını hakettiği gibi yeniden yazmaya başlayabilmek ve o canlara olan borcumuzu bir nebze de olsa ödeyebilmek için artık bundan sonra hiç unutmamak, o sandığa da, 2 Kasım sabahına da bu bilinçle yürümek gerek…

İnadına Haber / 30 Ekim 2015 Cuma –

Serbestçe indirebilmeniz ve paylaşabilmeniz için görseller:

20151029_#Unuttunmu_00a-Kolaj-WM

 

 

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:14:40+00:00 30 Ekim 2015|

Leave A Comment