Hükümet G-20’yi AKP Etkinliği Sandı, Gözaltılar İçin Spor Salonu Hazırlattı

Protesto paniği geçici AKP hükümetini harekete geçirdi. Antalya’nın Serik ilçesinde 9-18 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek ve tüm dünyanın ilgi odağında yer alacak G-20 zirvesinde gerçekleştirmesi planlanan gözaltılar için kapalı spor salonu hazırlanıyor.

20151118_G20_Turkey_04Serik Kaymakamlığı G-20 zirvesi sırasında olası protestolar için 100’üncü Yıl Spor Salonu’nun gözaltı merkezi olarak kullanılmasına karar verdi. Kaymakamlık Antalya Barosu’ndan ise 24 saat hazır halde ve yeterli sayıda avukat bulundurulmasını talep etti. Alınan bu tedbir, Türkiye’de yaşanan polis şiddetinin zirve boyunca da süreceğinin sinyallerini verirken, milyonlarca dolara mal olacak bu organizasyonun beraberinde sağlayacağı uluslararası prestij fırsatını değerlendirmek bir tarafa, Türkiye’de son yıllarda giderek tırmanan ‘devlet terörü’nün, misafir edilecek yabancı basın mensupları tarafından naklen yayınlanmasıyla, uluslararası itibarımızın da ekonomimiz gibi sıfırlanmasının teminatı olacak gibi görünüyor.

Toplantıya Yan Bakan Gözaltına Alınacak
Serik Kaymakamı Rıfat Altan

Serik Kaymakamı Rıfat Altan

‘Gözaltı Merkezi’ olarak düzenleme yapılan 100. Yıl Spor Salonu’nun normal tribün kapasitesinin 10.000 kişi olduğu düşünüldüğünde, gerçekleştirilmesi planlanan gözaltıların ve dolaylı olarak G-20 Toplantıları esnasında gerçekleştirilecek polis müdahalelerinin de boyutları daha net ortaya çıkıyor. Üstelik gözaltına alınacakların tutulması için planlanan ‘Gözaltı Merkezleri’ bununla da sınırlı değil. Antalya’daki Emniyet nezarethanelerinin yanısıra, Serik’e 40 kilometre uzaklıktaki Kepez İlçesi’ndeki Turgut Özal Kapalı Spor Salonu’nun da gözaltılar için kullanılacağı edinilen bilgiler arasında.

Gerekli düzenlemelerin yapılmasıyla ilgili yazının 2 Ekim tarihinde Serik Kaymakamı Rıfat Altan tarafından yayınlanandığı ortaya çıktı. Altan tarafından Antalya Barosu’na gönderilen yazı şu şekilde:

Ülkemizin üstlenmiş olduğu G-20 dönem başkanlığı çerçevesinde, 15-16 Kasım 2015 tarihlerinde Serik İlçe Emniyet Müdürlüğü sorumluluk bölgesi olan Belek turizm bölgesinde gerçekleştirilecek liderler zirvesi hazırlıkları kapsamında, 9-18 Kasım 2015 tarihleri arasında ilimize gelebilecek yerli veya yabancı protestocuların muhtemel yasadışı toplumsal olaylara katılmaları ve gözaltına alınmaları nedeniyle Serik ilçesi 100’üncü Yıl Spor Salonu’nun ve Serik Polis Merkezi Amirliği’nin geçici gözaltı merkezi olarak kullanılacağı öngörülmüştür. Bu kapsamda 9-18 Kasım 2015 tarihleri arasında gözaltına alınacak olan erkek ve kadın şahıs sayısının fazla olabileceği değerlendirildiğinden, gözaltına alınan şahısların ifade işlemleri esnasında yeteri miktarda avukatın 24 saat esasına göre İlçe Emniyet Müdürlüğü ile koordine kurularak, gözaltı merkezinde hazır edilmesi hususunu rica ederim

20151027_G-20_GozaltiIcinSporSalonu_Yazi_02

Baro’nun Cevabı: “Savunma Bağımsızlığına Aykırı”

Kaymakamlığın talebini ‘gözaltılara hazırlık’ olarak değerlendiren Antalya Barosu Başkanı Alper Tunga Bacanlı ise bu talebe karşı gönderdiği yazılı cevapta, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na bağlı avukatların gözaltı merkezinde hazır bulundurulmasının savunma bağımsızlığına aykırılık teşkil ettiğini belirtti.
Bacanlı, gözaltı merkezlerinin oluşturulmasını eleştirerek söz konusu taleple binlerce kişinin gözaltına alınacağı yönünde bir hazırlık yapıldığının anlaşıldığını ifade etti.

G-20 Nedir, Ne Değildir?

20151118_G20_Turkey_05Antalya’da onuncusu gerçekleştirilecek G-20 zirvesi ile ilgili ansiklopedik bilgi olarak, katılması uygun görülen ülkelerin Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Türkiye ve Avrupa Birliği Komisyonu olduğu ve 2008 Kasım ayından beri gerçekleştirildiğini aktarabiliriz.

Ansiklopedilerin dışına çıkacak olursak da ilk önce G-20’nin ‘G‘sinin, sanılanın aksine ‘gelişmiş‘ anlamına gelmediğini, sadece ‘Group of 20‘nin ‘G‘si olduğunu söyleyerek giriş yapmak gerekir. Zira 1975’te tohumları atılan ve 1976’dan itibaren de resmen düzenlenmeye başlayan G-7 Zirvesi bu işlevi halen yerine getirmekte. Her ne kadar buradaki ‘G‘ harfi de ‘Group‘ anlamına gelse de, katılımcı ülkelerin Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Almanya, Japonya ve Kanada olduğu (G-7’nin sekizinci ülkesi olan Rusya, Ukrayna ile yaşadığı problemler dolayısıyla grup dışında bırakıldı) ve gelişmişlik kıstaslarının, ekonomik gelişmişliğin yanısıra demokrasi ile hukuka bağlılık ilkelerinin özümsenmesi olduğu düşünüldüğünde G-20 ülkelerinin önemli kısmının bu sınıflamada kesinlikle yer alamayacağı gayet net bir şekilde görülebiliyor.

Derin detaylara girmeden halihazırda G-7 varken, G-20’nin neden ortaya atıldığına bakıldığında ise asıl sebebin, özellikle ekonomik, siyasi ve güvenlik meseleleri açılarından sistem dışında kaldığında problem olacak devletlerin dahil edilmesinin, karar alma süreçlerini hızlandıracağı görüşünün G-7 tarafından kabul edilmesi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Türkiye’nin bu bağlamda G-7 ülkeleri tarafından G-20’ye dahil edilmesinin asıl sebebi ise bir NATO üyesi, AB adayı ve müslüman ülkeler içerisinde nispeten demokratik bir ülke olması olarak gösterilirken, bu vesileyle Türkiye’nin batı dünyasından ayrışmaması ve demokratik değerlerden uzaklaşmaması öngörülmüştü.

– VU/İnadına Haber / 28 Ekim 2015 Çarşamba –

Print Friendly, PDF & Email
2017-04-27T03:14:41+00:00 28 Ekim 2015|

Leave A Comment