#AnkaraKatliamı Davası’nda Asker Polis Herkes İşin İçinde, Mahkemede Sadece Piyonlar Var!

10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilecek Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi öncesinde Ankara Garı önünde 2 canlı bomba ile Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamını gerçekleştiren IŞİD’li sanıkların yargılandığı davanın 8. duruşmasına Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşmaya yarın da devam edilecek.

Katliam sanığı teröristlerin, katliam öncesi ve sonrasında içlerinde çok sayıda asker ve polisle gerçekleştirdikleri görüşmelerin tapeleri mahkemeye sunuldu. Katliamdan 10 gün önce bir kısmının raporlaştırıldığı belirlenen görüşmelere rağmen hiçbir devlet görevlisinin yargılanmadığı davada, savcılık tarafından piyon olarak öne sürülen IŞİD’li sanıklar ise şu şekilde:

İbrahim Halil Alçay, Resul Demir, Hüseyin Tunç, Mehmedin Baraç, Nihat Ürkmez, Hakan Şahin, Yakup Şahin, Yakup Karaoğlu, Metin Akaltın, Erman Ekici, Burak Ormanoğlu, Hacı Ali Durmaz, Abdülmüttalip Demir, Talha Güneş ve Abdulhamid Boz, Suphi Alpfidan, Hatice Akaltın, Esin Durgun. Firari sanıklar ise şöyle: Ahmet Güneş, Bayram Yıldız, Deniz Büyükçelebi, Edremit Türe, Hasan Hüseyin Uğur, İlhami Balı, Kasım Dere, Muhammet Zana Alkan, Mustafa Delibaşlar, Nusret Yılmaz, Ömer Deniz Dündar, Savaş Yıldız, Yakup Selağzı, Kenan Kutval, Walentina Slobodjanjuk ve Cebrail Kaya.

IŞİD’li Balı’nın Tapeleri Devleti Davanın Tam Ortasına Koydu

Duruşmada ilk söz alan müşteki avukatlarından Tonguç Cankut, IŞID’in Türkiye Emiri olduğu belirtilen İlhami Balı’nın Kilis Ağır ceza Mahkemesinden gelen tapelerini mahkemeye sundu. Cankut, bu bağlantıları kendilerinin önceden de ortaya koyduğunu belirtti ve “Balı’nın tapelerinden Temmuz 2015’ten Eylül 2015’e kadar sınır geçişlerini organize ettiği anlaşılıyor. Ancak iddianameye İlhami Balı’nın takip altında olduğu alınmamış. Kaçakçılarla sınırda sık sık görüşüyor. Kaçakçı İsa adında biriyle sınırda iletişim kuruyor” dedi.

Balı’nın, asker Sefer Taş’ın ölümüyle ilgili yaptığı görüşme ile ilgili olarak Cankut, “Askerlerin bir IŞİD’ciyi dövmesi üzerine Balı, elindeki asker Sefer Taş’ı öldürmekle tehdit ediyor. Bunun üzerine görüşmeyi yapan asker Balı’dan özür diliyor. Bu görüşmeleri yapan asker, komutanı, kamu görevlisi kim? Doğrudan emniyetle irtibat içinde, bazen askerlerle görüşüyor. Balı, askere ‘Buralardan bir isteğin var mı?’ diye soruyor. Asker Balı’ya ‘Şıhım’ diye hitap ediyor. Asker ile Balı birbirlerinin numaralarını alıyorlar” derken, Balı’nın askerin ve emniyetin bir telefon uzağında olduğunu vurguladı.
Ayrıca bu konuşmaların Ankara Katliamından 10 gün önce rapor olarak sunulduğu da belirtildi ve bu konuşmaları yapan kamu görevlilerinin bulunması ve haklarında suç duyurusunda bulunulması talep edildi.

Kafa Kesen AKP’liler…

Sonrasında söz alan avukat Kemal Gündüz, sanıklardan Hüseyin Tunç’un avukatı Orhan Şahin’in Antep’teki başka bir davada “müvekkilim bomba taşıdı” itirafına rağmen mahkemenin kayıtsız kaldığını vurguladı.

Sonrasında söz alan Avukat Gülşah Kaya ise mahkeme heyetine, “AKP Bitlis Gençlik Kolları üyesiyim” diyen sanık Mehmedin Baraç’la ilgili olarak, IŞİD’in kafa kesme görüntülerinin olduğu fotoğraf ve videoları aktardı.
Duruşmada IŞİD’in Antep emiri Yunus Durmaz’ın mail yazışmalarına dikkat çekilirken, 10 Ekim’den önceki yazışmaların bilirkişi raporunda yer almadığı ve olay aydınlatılacaksa en önemli delilerden birisinin bu olduğu ve bunu çözecek bir uzman bulunarak bu maillerin kesinlikle dosyaya dahil edilmesi gerektiğinin altı çizildi. Ayrıca mevcut bilirkii raporlarının da son derece yetersiz olduğu ve yeni bilirkişi raporlarına ihtiyaç olduğu vurgulandı.

IŞİD Eğitim Merkezi; Genç Ensar Derneği

Davada ayrıca IŞİD’in eğitim kamplarında fotoğrafları ortaya çıkmasına rağmen ‘Yeterli delil yok’ denilerek serbest bırakılan IŞİD’lilerden Ahmet Güneş ve İlyas Kaya daha sonra haklarında açılan davaya rağmen serbestçe dolaşmaya devam ettikleri ortaya çıktı. Katliam günü ise Antep’te firari olmalarına rağmen yöneticisi oldukları ve IŞİD’e terörist yetiştirmek amacıyla kurulan Genç Ensar Derneğinin fesih kongresine katıldıkları, hatta kongreye katılım davetiyelerin bile resmi kanallardan posta yolu ile kendilerine ulaştırıldığı öğrenildi.

Gaziantep 4 ve 5. Ağır Ceza Mahkemelerinden 10 Ekim Katliamı dava dosyasına eklenen belgelerde firari sanık Ahmet Güneş ve tutuklu kardeşi Talha Güneş’in de arasında bulunduğu 11 kişi, IŞİD kamplarında ve infaz videolarında 14 Nisan 2014’te tespit edildi. Ahmet Güneş’in infazcı olduğu görüntülerin en net haline ulaşıldı. Antep’te 25 Mart 2014 tarihinde yakalandıkları sırada ele geçirilen harddiskte yapılan incelemeler sonucunda Suriye’nin Lazkiye kentinde IŞİD üyelerinin infaz ve eğitim görüntüleri ortaya çıkmış, kampta, Ahmet Güneş ve tutuklu kardeşi Talha Güneş, polis operasyonunda kendisini patlatan IŞİD’in Antep Emiri Yunus Durmaz, Halil İbrahim Kiraz, İlyas Kaya, Cebrail Kaya, Kürşat Akçiçek, İbrahim Öztürk, Muhammed Cengiz Dayan, İsmail Pektaş, Abidin Aygün isimli şahısların bulunduğu öğrenilmişti. Adli kontrol ile serbest bırakılan ve bir daha kendilerine ulaşılamayan sanıkların yargılandığı davada ise, 10 Ekim katliamından 12 gün sonra karara varılmış, infazcı sanıklardan Ahmet Güneş’e 6 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, aynı dellillerle suçlulukları kanıtlanan diğer infazcı teröristlerden Ökkeş Durmaz ve Mustafa Delibaşlar’ın ise beraatine karar verilmişti.

Katliam günü olan 10 Ekim 2015 tarihinde ise, örgütün terörist yetiştirme amaçlı kurduğu Genç Ensar Derneği’nin, resmi genel kurulu gerçekleştirilmiş ve terör örgütü davalarından aranan sanıklar dahil, Ankara Katliamı’nın düzenleyicilerinin bir çoğu bu resmi kongrede hazır bulunmuşlardı.

Ankara Katliamı davasının 8. tur duruşmasına yarın devam edilecek.

– W/İnadına Haber / 04 Nisan 2018 Çarşamba –

Print Friendly, PDF & Email
2018-04-04T17:22:03+00:00 4 Nisan 2018|

Leave A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.